YUNAN  SEVGİSİ
Yusuf Yerli

YUNAN SEVGİSİ

YUNAN’A AYASOFYA JESTİ

 

Milletvekilimiz Sayın Yusuf Halaçoğlu Ayasofya’nın sahte bir imza ile müze yapıldığını belgeleri ile bir kez daha ortaya koydu. Millet Meclisi’ne Kanun teklifi vererek İbadete açılmasını istedi.

 

Ayasofya konusu bu nedenle bir kez daha gündemimize oturdu.

24 Kasım öğretmenler günü olarak kutlana dursun, bu tarih Ayasofya’nın sahte de olsa bir bakanlar kurulu kararı ile Müze yapıldığı Kara Kasım günüdür.

 Lanet’in başladığı gündür.

Türkiye Fatih’in lanet duasının semalarında yankılandığı bir ülke olmaktan bir an önce kurtulmak istiyorsa Ayasofya’yı ibadete açmak zorundadır.

 

Ayasofya müzeye nasıl dönüştürüldü ?

“Yaklaşık 500 yıl boyunca cami olarak hizmet gören Ayasofya 1934 yılında ani bir kararla müzeye dönüştürüldü. Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi ile ilgili en önemli kaynaklardan biri Celal Bayar’ın anlattıklarıdır. 1934 yılı Türkiye’nin İtalyan tehdidine karşı Balkan ülkeleri ile birlikte bir pakt kurma çalışmalarının olduğu yıldır. Bu çerçevede Atina’ya giden Celal  Bayar’a Yunan Başbakanı Türkiye’nin bu pakta dahil olması için  bir jest yapmasının kamuoyunu  ikna etmek için önemli bir  fayda sağlayacağını ifade  etmiştir. Bu jest ise Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesi idi.

 

Yunan başbakanın Ayasofya konusunu ile ilgili ifadelerini Atatürk’e aktaran Celal Bayar’a şöyle bir karşılık almıştır: "Az önce, Vakıflar Genel Müdürü buradaydı. Ayasofya Camii'ni tamir edecek para bulamıyorlar. Bugünkü hali ile harap ve bakımsız. Hatta mezbelelik. Ayasofya'yı müze yapsak, hem harabiyetten kurtarsak, hem Yunanlılara bir jest yapsak Balkan Paktı'nı kurtarabilir miyiz? Öyleyse yapalım." 

 

24 Kasım 1934 tarihli 1589 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Ayasofya camii müzeye çevrildi.  Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi ile ilgili alınan Bakanlar Kurulu kararı da uzun yıllardır tartışılan önemli konulardan biri olarak günümüze kadar geldi. Kararname ile ilgili iki önemli nokta tartışmaların odak noktasını oluşturdu.

 

Birincisi; 24 Kasım 1934 tarih ve 1589 sayılı karardan 2 gün önce çıkan kararnameler  1590- 1606 arasında numaralandırılmış. Yani 24 Kasımda alınan bir kararın numarası 22 Kasımda verilen numaralardan daha geride. 24 Kasım günü çıkmış olan diğer kararnamelerin numaraları da 1613 ve 1614.

 

İkincisi ise  yine ilki kadar dikkat çekici: Bakanlar Kurulu kararının altındaki onay imzasının Atatürk’ün o tarihlerde kullanmadığı bir imza şekli olması. 24 Kasım tarihinde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, henüz Atatürk soyadını almamıştı ve imza olarak da Gazi Mustafa Kemal şeklinde imza atmaktaydı. Ancak kararname  K.Atatürk şeklindeki bir imza ile onaylanmıştı. Bu durum onayın sahte olduğu yönündeki iddiaları gündeme getirdi. 

 

Bakanlar Kurulu kararı veya Atatürk’ün imzası konusu günümüze kadar tartışılsa da caminin müzeye dönüştürülmesi süreci de bu tarihlerde hızlı bir şekilde devam etti. İstanbul valisi ile Evkaf müdürü ve Müzeler Genel Müdürü arasında yapılan bir protokol ile cami müze yönetimine devredildi. Ayasofya 1 Şubat 1935 tarihinde müze olarak resmen açıldı.

 

YUNANLILARA JESTLERLE GEÇEN TARİHİMİZ.

Kayseri’den önce Yunan toprakları olarak bilinen coğrafya Osmanlı’nın hakimiyetindeydi.

Balkanlardan ilk kopan parçamız Yunanistan oldu.

Yunanistan 1829 da bağımsızlığını ilan ettikten sonra altı kez yeni topraklar kopararak Osmanlı aleyhine büyüdü ve dahi tüm bunlar olurken tek kurşun bile atmadı, atılmadı.

“Kurtuluş Savaşı” Yunanlılara karşı verilen savaşın adıdır ve bu çatışmalarda bizden beşbin şehit verilmiştir. Uzun yıllar biz Türklerin algısında düşman denince Yunan akla gelmiştir. Gelmiştir gelmesine de Yunanlılarla ilişkilerimiz Onlar maglup, Biz galip pozisyonunda gelişmemiş, onlar galipmiş, biz mağlupmuşuz mumamelesi görmüştür. Ya da bize Zügürt Agalık yapma rolü düşmüştür.

 

BİR KAÇ ÖRNEK

1-      Savaş Tazminatı
Türkiye’nin karşıtı olan devletler Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na katılması ve savaştan yenik olarak ayrılmış olması nedeniyle Türkiye’nin savaş tazminatı ödemesini istemiştir. Türkiye bunu kabul etmemiştir. Anadolu’da büyük yıkımlara neden olan Yunanistan’ın savaş tazminatı ödemesi gerektiğini belirtmiştir. Türkiye’nin bu isteği haklı bulunmuştur. Yunanistan’ın ekonomik bakımdan çok zayıf olduğunu gören Türkiye  Karaağaç ve çevresinin verilmesiyle bu isteğinden vazgeçeceğini belirtmiştir. Bu istek benimsenmiş Karaağaç ve çevresi Türklere bırakılmıştır. 

Yani Türkiye kendini yok etmeye gelen düşmanına merhamet etmiş, zora sokmak istememiştir.

 

2-      Yunan hükümetini halkına karşı zora sokmamak için Ayasofya’yı müze yapmıştır.

 

3-      Kıbrıs savaşından altı yıl sonra Kenan Evren cuntası Yunanistan’ın Nato’ya dönüşü yolundaki Türkiye engelini meccanen kaldırmıştır, Yunanlılar’a jest yapmıştır.

 

Yunanlılar’a iki yüzyıldır jest yapıp durmuşuz. Karşılığında ne almışız?

Vah Ayasofya! Savaş meydanlarında kan dökülerek, can verilerek; Peygamber övgüsüne mazhar olmak isteyenlerin feth ettiği, Camiye çevirdiği sen. Birilerinin Siyaset meydanında, pazarlık ve jest malzemesi olarak muamele görmüşsün.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ahmet Köseoğlu TYB Konya Şubesinde Yeniden Başkan Seçildi
Ahmet Köseoğlu TYB Konya Şubesinde Yeniden Başkan Seçildi
BİR ŞAİRİN SERENCÂMI; KURGANLAR - Mustafa Uçurum
BİR ŞAİRİN SERENCÂMI; KURGANLAR - Mustafa Uçurum