23 Nisan Şenlikleri kapsamında çocuklar için Mevlana Kültür Merkezi çevresinde kurulan ve ilk iki günde binlerce çocuğa ev sahipliği yapan Çocuk Ülkesi’nin tanıtım reklamlarında Mevlana Türbesi’nin yeşil kubbesinin tepesi orijinalinden farklı olarak yer alıyor. Kubbenin tepesinde hilalle birlikte yer alan işaretin “haç” işaretine benzemesi dikkatlerden kaçmadı.
Birçoğunuz bu reklamları görmüşsünüzdür.
Kaç kişi fark etti bilmiyorum ama…
“Gözden kaçırılmış” ya da “farklı anlamlar yüklememek lazım”, “şekilciliğe takılmayın” gibisinden ifadeler yanlış olur.
En önemlisi bazı şeyleri baştan kabullenmek demektir.
Şöyle ki; bundan belki 10 yıl öncesi bazı şeyler tabu idi. Konuşmak bile insanı ürkütürdü. Bugün ise tabu sanılan konularda görüş bildiremeyen cahil sınıfından sayılıyor.
Farklı bir boyuttan bakalım…
Yine yıllar öncesi özellikle Konya’da Ramazan ayında açıktan oruç yemek hoş karşılanmazdı. Ama günümüzde durum biraz daha farklı. Artık insanlar göstere göstere oruç yiyebiliyorlar.
Bu örneklerden yola çıkarak bazı alışkanlıkların zamanla değişebildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabi ki bunda çok etken var.
Sosyal yaşam…
Hayat standartları…
Çevre…
Teknolojinin gelişmesi…
Bu konuda, daha doğrusu değişimin yaşanmasında daha birçok etken sayılabilir ama teknolojiyle birlikte reklâmın önemi de arttıkça insanlar ‘daha kolay yola getirilebilme’ dürtüsünü kazanmışlar.
1950’li yıllardan sonra, neslin ana şefkatinden uzak kalması için anne sütünün yararlı olmadığı reklâmı yapılmış.
Amaç…
Kendi istekleri doğrultusunda yeni bir nesil yaratmak.
Daha sonraları ise bunun farkına varan bilinçli insanlar aileleri anne sütüne özendirmeye başlamış. Burada teknoloji daha doğrusu reklâm kullanılarak büyük bir yanlıştan dönülmüş.
İnsanların hafızasına kazınan bilgiler kolay kolay unutulmaz.
Yazımızın başında bahsettiğimiz şenlik reklâmlarında kullanılan figürün ne anlama geldiği bu bakımdan çok önemli.
Bu hata ise…
Sıradan bir hata olamaz gibime geliyor.
Araştırılmalı.
Hatanın masumiyeti ortaya çıkıncaya kadar.
En azından küçük de olsa bir hatayı düzeltmek için araştırılmalı.
Aksi halde bu hata bilgi kirliliğine yol açarsa bu durumdan herkes sorumlu olur.
Organizatörlerden tutun da…
Öbür şık mı?
Yani bilinçli yapılabilme ihtimali...
Temennimiz küçük bir hata …
***
CHP bildiğiniz gibi.
Kesintili eğitim siteminin Cumhurbaşkanı onayından sonra CHP istediğini alamayınca Anayasa Mahkemesinin yolunu tuttu bile.
Bu konuda şimdilik çok fazla yoruma gerek yok.
Sadece AK Partili vekilin söylediği ifadeyi doğruluyor bu başvuru.
Vekil diyor ki; “CHP bunun için mahkemeye başvurursa doğru yoldayız.”
Sultan Abdülhamit bir işe kalkıştığında ilk önce ülkedeki yabancılara sorarmış ya da ülkesine yabancılara…
Onlar ne derse tersini yaparmış. Çünkü ülkesine yabancı olan hiçbir zaman Osmanlı için iyi şeyler düşünmeyeceğinin farkındaymış koca Sultan.
Bilmem ne anladınız.
Sadece aklıma geldi.
