Türkiye gariplikler ülkesi…
Cennet bir vatan ama tuhaflık diz boyu…
En son gündeme getirilen ‘memurun çalışma saatlerindeki değişiklik’ isteğine yine hükümet kanadından tepki geldi.
Burada önemli olan ‘çalışma saatlerinin düzenleme’ isteği değil duruma kimlerin nasıl baktığı ve kesimlere kimlerin sahip çıktığıdır.
Memura zam haberlerine alkış tutanlar acaba Türkiye’de kaç tane asgari ücretle çalışan insan var, hiç merak etmiş midir?
Zam haberine zil takıp oynayanlar mesai saatlerinin değişmesi karşısında çılgına dönerken atama bekleyen öğretmenler ya da binlerce hatta on binlerce insanın KPSS’ye hazırlanarak memur olma hayali kuranları mesai saatleri ne kadar ilgilendiriyor?
Bence hiç.
Önemli olan ‘devlete kapağı atabilmek’. Ondan sonrasını zaten düşünenler var. Adaylar için buna kafa yormak angarya…
Şimdi düşünün, iki bakanlık mesai saatleri konusunda karşı karşıya geliyor.
Niye?
Mesai saatleri uygun mu değil mi konusunda hemfikir değiller.
Tepki büyük tabi ki…
Devlete kapağı atıp sırtını yaslayanların bir de koruyucuları var.
Zam konusu da cabası.
İllaki memur maaşlarında iyileştirmeler yapılsın ama kesimler arasında ayrımcılık yapılmadan…
Memuru bu kadar düşünürken…
İşçiyi, emekliyi bu kadar sevindirirken…
Asgari ücret zammı pazarlıları geliyor aklıma.
Onlarında sevinmek hakkı değil mi? Şartlarında iyileştirmeler yapacak, zam konusunda sıkı pazarlıklara tutuşacak kimseleri yok diye mi böyle yapılıyor?
Şimdi birileri diyecek ki, hükümet bu konuda ciddi çalışmalar yaptı. En son rekor düzeyde yapılacak olan asgari ücret zammına Türkiye’nin önde gelen ağababalarından ’30 bin kişiyi işten atma’ restini görünce geri adım atıldı.
Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, Sayın Başbakanımızın bu konuda işi sıkı tuttuğunu biliyoruz ama bazı düzenlemeler yapılması gerekir diye düşünüyorum. Mesela asgari ücretliden alınan verginin hafifletilmesi ve işverenin üzerine bindirilen verginin birazının da çalışana zam olarak yansıtılması gibi…
Her nedense ilgili bakanlıklar bu işe köklü çözümler getiremiyor. Dolayısıyla gün geçtikçe kesimler arası fark biraz daha açılıyor.
Hani, yeni dönem ücretlendirme zamanı yaklaşıyor. Şöyle kabaca hatırlatalım dedik.
Bu yazıma en çok yorumu yapacak gene memurlardır. Belki hoşlarına gitmeyecek ama bu yazımı takip edebilme imkânına sahip olan kesim, gene arkasında koruyucusu olan kesimdir. Belki asgari ücretli mesaiden, çalışma saatlerinden başını alıp bu yazımın farkına bile varamayacaktır.
Diyorum ki bir tarafı ihya etmeye çalışırken diğer tarafı da öksüz bırakmayın.
