Aman Allahım ne rağbet ne rağbet. Milletin Ankara’ya gidesi varmış. Güzel de oldu Allah için.
Ücretsiz dönem bitti ve ilk olarak indirimli fiyatlardan yolcu taşımaya başladı Hızlı Tren. Yine aynı… Boş yer bulmak neredeyse imkansız.
Ücretliye devam ama yine dolu. Niye dolu olmasın ki, ‘Alman eskisi tramvaylarla’ Zafer'den Kampüs durağına varıncaya kadar neredeyse YHT ile Ankara'ya ulaşabiliyorsunuz.
Bu yönüyle ulusal medyaya bile konu olmuş Konya Ankara YHT hattı. "Hızlı Trene rağbet büyük".
Ne güzel değil mi?
Buraya kadar her şey normal. Yalnız benim merak ettiğim konu, bu insanlar Ankara'ya ne için gidiyor? Öyle ya...
YHT'yi kullanarak Ankara'ya giden bir dostumuzdan öğrendim. Gidenlerin çoğu Lunaparkta, hayvanat bahçesini geziyor. Konya'da da var ama insanlar sadece Hayvanat bahçesini gezmek için oralara gitmiş olamaz. Sabah Konya'dan YHT ile Ankara'ya ulaşan Konyalıların çoğunun en sevdiği uğrak yeri lunaparkmış. Adamlar öyle yapmışlar ki, korku tünellerinden tutun da aklınıza ne gelirse. Hepsi de gerçekçi... İnsanlar orada eğleniyorlarmış. Büyükçe bir alana kurulmuş ve belki trilyonlar harcanmış ama bir o kadar da getiri belki de...
Sakin bir hava ve insanların stresini atabileceği yerlerden biri. Konya'da öyle bir yer kurulabilir mi? Elbette kurulur. Hatta büyük bir eksiklik. Ankara'ya sırf bunun için bile gitmek lazım düşüncesi vardır insanlarda. O zaman önemi bir kez daha artıyor.
Duyurulur.
Hazır ulaşımdan bahsetmişken...
Yaşlılarımızın feryadını görmezden gelmek olmaz. Biz gençler ulaşım araçları için, ‘fi tarihinden kalma’ diye hayıflanırken onların derdi bir başka. Ankara'da, İstanbul'da olan uygulama bizde niye yok?
Neymiş bu uygulama?
Efendim bizim geleneğimizde vardır yaşlılara saygı göstermek. Hatta insani değerlerimizin başında gelir. Her ne kadar toplu ulaşım araçlarında yaşlılara yapılan saygısızlık durumları olsa da onları istisna olarak değerlendiriyor ve "istisnalar kaideyi bozmaz" diyoruz. Madem saygı duyuyoruz bu saygımızı sözden ziyade fiiliyata dökmemiz gereklidir diye düşünüyorum. Ankara'da İstanbul'da ve bazı büyük şehirlerde bunun örneğini ulaşımda uygulamaya sokmuşlar. Hatta birçok büyük şehirde yaşlı bakımevleri vesaire kuruluşları varmış belediyeler bünyesinde faaliyet gösteren.
Neyse bizim konumuz ulaşımda gösterebileceğimiz saygı. Bir amcamız diyor ki, “Ben günde iki sefer şehir merkezine gidip gelmek zorumdayım. Hesap edin günde dört kez ulaşım araçlarını kullanmak zorundayım. 600-700 lira emekli maaşı alan birisi ayda 200 lirasını ulaşıma verirse ben ne yaparım?”
Var mı bu soruya cevap verebilecek yetkili? Biz de övünüyoruz değil mi ‘Konya yaşanabilecek en iyi şehir’ diye. Halbuki madalyonun diğer yüzü farklıymış. Yaşanabilecek en iyi şehirler konusuna küçük bir 'yaşlılar hariç' şerhi koymak gerekiyormuş.
Önerimiz mi?
Bu konuda öneri yapmaya gerek var mı?
Uygulamanın emsalleri var. Bakın Ankara, İstanbul belediyelerine. 60-65 yaş üstü bazı yerlerde ücretsiz, bazı yerlerde ise indirimli. Bizde ise sadece indirimli. Mesela Ankara'da şöyle bir uygulamanın olduğunu biliyorum. Devam edip etmediğinden emin değilim ama mesai başlangıç ve bitimlerine denk gelmeyen saatlerde ulaşım yaşlılara ücretsizmiş. Hem yaşlı insanlar tenha saatlerde dışarı çıkacak, rahatça gidip gelecekler hem de ulaşımdaki yoğunluk azalacak. Ne güzel bir uygulama.
Bizde benzer bir uygulama neden olmasın, Konya'nın nesi eksik?
