Bülbül ötmek için gülünü arar
Bizim ele bahar geldiği zaman
İnsanları tarli bir neşe sarar
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
yeşerir ağaçlar meyve veririyor
cemreler düşerde karlar eriyor
dizilir yollara kervan yürüyor
bizim köye bahar geldiği zaman
bizim ele bahar geldiği zaman
Kardelen müjdeler gelen baharı
Yad ederler kullar yüce kahharı
Konar çiçeklere bal için arı
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
Yeşile bürünür amber kokuyor
Endamlı güzeller canlar yakıyor
Köylüler yaylada tohum ekiyor
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
Köyümün üstünden uçar turnalar
Çeşmeler pınarlar çağlar kurnalar
Kurulur düğünler çalar zurnalar
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
Yayla güzelleri sevdalar çeker
Bacım tarlasına göğerler eker
Harıl harıl çaylar bentleri yıkar
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
Güzelin koynunda ayva nar kışlar
Tereğe tünemiş serçeler kuşlar
Mevsimi gelirde şivrilik başlar
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
Çadırın önünde bulgur sokusu
Misk’i amber olur toprak kokusu
Yeşile boyanır yayla dokusu
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
Nisan yağmurları toprağa düşer
Köstebek tarlada tüneller eşer
Gelinlerin sütü ocakta taşar
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
Avcılara karlı dağlar aştırır
Koyunun peşinden kuzu koşturur
Sazıyla sözüyle aşık coşturur
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
Menbalar kaynıyor akıyor seller
Yer gök bütün canlı Hakk’ı zikreder
Aşık İbrahim’e gülmez mi kader?
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
Güzeller suyunu testiden içer
Avcının önünden palazlar kaçar
İbrahim gönlünda çiçekler açar
Bizim köye bahar geldiği zaman
Bizim ele bahar geldiği zaman
