Stokholm Banka soyguncularının rehin tuttukların kişilerin, soyguncularla yakınlaşması, soygunculara hak vermeleri, soygunculardan davacı olmamaları hatta soyguncuların avukat ücretlerinin rehineler tarafından ödenmesi hatta rehineler ve soyguncular arasında duygusal yakınlık oluşmasına Stokholm Sendromu deniyor. (can düşmanına ilgi duymak veya aşık olmak gibi bir rahatsızlık)
Sayın Kılıçdaroğlu da hükümetin halkı ezdiğini, ancak ezilen halkın ezeni seçtiğini; bunun da Stokholm sendromuyla izah edilebileceğini söylüyor.
2007 seçimlerinin ardından ‘Sayın Erdoğan illüzyon mu yapıyor?’başlığıyla yaptığım analiz ve değerlendirmede. Halkın mazoşist bir görüntü verdiğini örnekleriyle izah etmiştim. Ancak bu görüntünün sorumlulurının başta muhaleft olduğunu da yazmıştım. Yani sendromun adı görünürde Stokholm olsa gerçekte muhalefttir.
CHP,PKK destekli bağımsız adayların milletvekili olmasından Sayın Başbakan sorumlu tutuluyordu. Sayın Başbakan da ‘ben kimseyi vekil yapmadım, mahkemeler de YSK da hakimlerden oluşuyor, karar onlara aittir’ diyordu.
Şimdi yine aynı hakim ve kurullar Hatip Dicle’nin milletvekilliğini iptal ediyor, savcılar da beş bağımsızın daha vekilliklerinin iptaliyle ilgili görüş bildiriyor.
CHP sözcüleri ki onlar dün ‘bu insanları niçin meclise soktunuz’ diye Başbakanı suçluyorlardı şimdi de başka işleri yokmuş gibi; şu açıklamayı yapıyorlar:
CHP'den Hatip Dicle açıklaması:
Karar hukuken ve siyaseten doğru değil. Sayın Başbakan’a 2002 yılında kesin hüküm giymiş iken yolu açan benzer düzenlemeler nasıl o zaman yapılmışsa aynı düzenlemelerin yapılmasını zorunlu görmekteyiz
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. CHP Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Bihlun Tamaylıgil, Hatip Dicle için,"Bir milletvekilinin mazbata aldıktan sonra düşürülmesini hukuken ve siyaseten doğru bulmuyoruz" dedi.
"Bir milletvekilinin mazbata aldıktan sonra düşürülmesini hukuken ve siyaseten doğru bulmuyoruz. Milli iradenin ortaya koyduğu tercihi yok saymak mümkün değildir. Yargı siyaseti dizayn etmemelidir. Sayın Başbakan’a 2002 yılında kesin hüküm giymiş iken yolu açan benzer düzenlemeler nasıl o zaman yapılmışsa aynı düzenlemelerin yapılmasını zorunlu görmekteyiz. İktidar bu konuda açık görüşünü açıklamalı, kendi alacağı bir milletvekili için Türkiye’yi krize sokmamalıdır."
Seçilen milletvekillerinin, milletvekili olmalarından çok daha önce tutuklu yargılanmalarının hukuka aykırı görüldüğünü daha önce defalarca dile getirdiklerini belirten Tamaylıgil, uzun süreli tutukluluğun devam etmesinin masumiyet karinesine aykırı olduğunu vurguladı.
Uzun sözün kısası CHP, bu politikalarıyla bu halka çok daha sendromlar öğretecektir. Başbakan Erdoğan'ı zora sokmak için ülkeyi zora sokmayı göze alanları halk seçmiyorsa bir bildiği yok mu halkın. Terörizmle mücadele etmek için teröristi meclise sokmayı şart gören bu çelişkili politikaları mı halk onaylayacak?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,Diyarbakır'dan bağımsız olarak seçilen Hatip Dicle ilgili olarak YSK;nın aldığı son kararın, çok tehlikeli bir siyasi gerginliğe yol açtığını belirterek, "Hakkında milletvekili seçilmeye mani mahkumiyet hükmü olan bir kişinin adaylığını seçim öncesi iptal etmeyen YSK bu konuda sorumlu ve basiretli davranmamıştır" dedi.
Bahçeli, Hatip Dicle'nin adaylığı aday adaylığı sürecinde niçin iptal edilmemiş de seçildikten sonra iptal edildiğini soruyor?
Adaylık şartlarını yerine getiremeyenler, nasıl aday olur?
1)İşlemler tamamlanmamış olabilir.
2)Seçimin güvenliği tehlikeye düşebilir.
3)İptal durmunda onun yerine AKP bir vekil çıkarabilir.
Bu gergin ortamda siyasi çıkarlar bir tarafa bırakılarak, ülke çıkarları için azami müştereklerde birleşilmelidir.