Mehmet Ali Elmacı Bu dernekler neyin nesi?

Bu dernekler neyin nesi?
Mehmet Ali Elmacı

Bu dernekler neyin nesi?

Uğur Özteke abimiz Pazar günkü yazısında ‘dilencilerden’ bahsetmiş.

 

Yazısında. 25-30 yaşlarında genç dilencilerin adeta insanların yolunu kesercesine;“1 lira verir misin?” “Sigara verir misin?”“Yemek ısmarlar mısın?”“Yoldan geldik …… vb” taleplerine yer vermiş.

 

Hakikaten büyük sorun olmaya başladı hepimiz için.Konya’da asayiş boşluğu illaki yoktur ama bu konu enine boyuna bir kez daha gözden geçirilmelidir.

Zira konu, rahatsız edici boyutlar ulaştı.

Konya böyle tanıtılmamalı.

Akıllarda soru işareti kalmamalı Konya hakkında.

Dışarıdan gelenler ‘aynı sıkıntıları yaşar mıyız?’ sorusunu sormamalı kendi kendine.

Dedim ya…

Uğur Özteke, ayrıntılı bilgiler de vermiş bu konuda ve ben de aynı şeyleri söylemek yerine bir kez daha hatırlatmış olayım dedim.

Yazıma da bu can sıkıcı şeylerle başladım çünkü benzer sıkıntıları son zamanlarda ne olduğu belli olmayan dernekler konusunda da yaşıyoruz. Sadece Konya’ya özel bir durum değil dernekler mevzusu.

Resmi hüviyetini kazanmış ve ciddiyetini, faaliyet alanlarını ispat etmiş olanları münezzeh tutuyorum ama adı sanı belli olmayan dernekler türedi son zamanlarda.

‘Falanca dernekten geliyorum, engelli kardeşlerimize yardım topluyoruz’ türünden cümlelerle başlayan bir aymazlık var gibime geliyor.

“Merkezimiz İstanbul’da” sözleriyle de kendilerini tanıtan, ‘bu işe ömürlerini adadıklarını’ söyleyerek STK’ları amacından uzaklaştıran derneklerden bahsediyorum.

Adamlar kendilerine, günlük, haftalık ya da aylık periyotlarda ‘uğrak yerleri’ planları yapmışlar.

Kimseyi töhmet altında bırakma gibi bir niyetim yok.

Ama…

Kurban Bayramı’nın da yaklaştığını hesaba katarsanız işin vahametini daha da iyi anlayacaksınız.

İnanın hayatımda adını bile duymadığım dernek isimleriyle geliyorlar ‘uğrak yerlerine’.

Ne doğru dürüst faaliyet alanları belli ne de kimliği…

‘Ne koparırsam kâr’ amacı güdüyorlar.

‘Demokratikleşme paketiyle’ birlikte derneklere getirilen ya da getirilmeye çalışılan düzenlemelere, yapılabilecek suistimalleri de gözden kaçırmayalım.

Yine söylüyorum.

Kendini ispatlamış, faaliyet alanı belli olan dernekler ve bilcümle STK’ları münezzeh tutarak, bu tür derneklerin sayısının neden çoğaldığını da merak ediyorum.

Denetim mekanizmasında bir sorun mu var?

Yetkilileri göreve çağırıyorum. Aksi halde ‘birliğimize ve dirliğimize’ de kendi ellerimizle silah sıkmış olacağız.

Yardım derneklerinin bu ülkeye yaptığı hizmetleri biliyoruz. Aile derneklerinin toplumun temel yapıtaşı olan ‘aile’ için canla başla çalıştığını biliyoruz.

Bir de şu suistimal konusunu çözebilirsek…

Gelin bu tür derneklerin toplumun yardım ve destek sevgisini kırmasına izin vermeyelim.

Denetim…

Denetim…

Denetim…

Vatandaş olarak ‘sosyal frenleme’ mekanizmasını kullanalım ama yetkili makamlar da bu mekanizmayı harekete geçirebilecek ciddi adımlar atabilmeli.

Uğur abi, dilenciler konusunda çok haklı. Aynı sıkıntı, ismi cismi belli olmayan dernekler için de geçerli.

 

Benden söylemesi…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Konya'da Merkezi sınavlar öğrenci alan okullar belli oldu
Konya'da Merkezi sınavlar öğrenci alan okullar belli oldu
ZEYTIN DALI ve AFRİN TÜRKÜSÜ İBRAHİM DEMİRTAŞ
ZEYTIN DALI ve AFRİN TÜRKÜSÜ İBRAHİM DEMİRTAŞ