Mevlana ve Anıtkabir…
Karşılaştırma yapmak ne kadar doğru?
İsimleri karşılaştırmak anlamında demiyorum elbette. Mevlana ile Atatürk’ü kıyaslamak gibi de bir niyetim yok.
Ama Ankara’ya giden birçok dostum Anıtkabir’e uğradığını hep söyler.
Konya’ya gelen dostlarımıza da Mevlana’yı gezdirmek isteriz. Zaten sizin söylemenize gerek bile yok zira Konya’ya geliş sebebi bellidir dostlarınızın.
Hem Konya Mevlana ile özdeşleşmiştir.
Elimde bir istatistik olsaydı keşke.
Ama yok.
Anıtkabir’e günlük kaç kişi gidiyor?
Ya da Mevlana Türbesi’nin ziyaretçi sayısı ile Anıtkabir’in ziyaretçi sayısı arasında ne kadar fark var?
Hangisi daha fazla?
Keşke olsaydı?
Yaklaşık rakamları bilebiliriz ama resmi rakamlar önemli tabi ki.
Bizim öğrenmeye çalıştığımız şey de bu değil zaten.
Anıtkabir ziyareti ücretsizken neden Mevlana’nın huzura çıkabilmek, o hazzı yaşayabilmek ücretli acaba?
Şunu biliyorum; Ankaya’ya gittiğinizde kaç kişi olursanız olun ücret sıkıntısı yaşamayacaksınız. Ama Konya’ya Mevlana için gelen misafirler ‘adam başı giriş ücreti’ ödemek zorundalar.
Her iki yerin ziyaretçileri için de Türkiye’nin hatta dünyanın birçok yerinden turlar düzenlemektedir.
Şimdi bir soru sorsam ne alakası var der misiniz?
Ankara’nın mı daha çok tanınmaya ihtiyacı var yoksa Konya’nın mı?
Hiç düşünmeden Konya cevabını verebilirsiniz.
Peki Konya olarak reklâma ihtiyacımız varsa neden bu yolda engeller koymaya çalışıyoruz ki?
Amacımız Mevlana’dan para kazanmak değil, Mevlana ve Konya’yı daha çok tanıtmak olmalı değil mi?
Etkisi olur mu?
Denemesi bedava.
Mevlana’yı ziyaret ücretsiz olsun bir de Anıtkabir ziyareti ücretli olsun. İstatistikleri tekrar gözden geçirelim.
Bakalım ne değişecek?
Bırakın dışarıdan gelenleri, Konya’da yaşayıp da Mevlana’yı ziyaret etmemiş/edememiş kaç kişi vardır?
Yok mudur?
Bence vardır.
Giriş ücretini kaldırın, bakın bana hak vereceksiniz.
Mevlana’dan da kazanmayıverin canım. Bakkal dükkânında müşterilere bir lokum ikram etmek gibidir. Lokumdan kazanmasınız ama müşteriyi ve sirkülâsyonu artırır, bakkalın da reklâmını yaparsınız.
Kimse yanlış anlamasın ama bir kutu lokum bakkal dükkânını zarara sokmaz.
Kaldı ki, siz bakkal dükkânı işletmiyorsunuz, şehri yönetiyorsunuz.
Atatürk bir devlet adamıydı. Ve şimdi onun huzurunda durmak ücretsiz ama Mevlana bir felsefe adamı, bir gönül eri, bir çizginin temsilcisiydi. Lakin Mevlana huzuruna çıkabilmek ücretli.
Unutmayın, her ziyaretçi devlet adamı olamaz ama her ziyaretçi bir gönül eri olabilir. Gönlünü kaptırabilir Hak’ka. Rabbine sığınan, gönlünü kaptıran nesil yetiştirmek istemiyor muyuz biz?
O zaman sizin de bir katkınız olsun.
Ne dersiniz?
Kaldırın bu giriş ücretini.
