Yaşasın okulumuz, okul fobisi nasıl giderilir?
Ali Şeker

Yaşasın okulumuz, okul fobisi nasıl giderilir?


Okul yıllarımızın ilk dönemlerinde arkadaşlarımızla söylediğimiz “yaşasın okulumuz” şarkısından bir bukledir bu sözler. Bu şarkıyı çok da severek söylerdim. Okullu olmanın sınıfları doldurmanın ne demek olduğunu benden önce okula başlayan ağabeyim ve ablalarım sayesinde yabancı değildim. Annem ve babam da bu şarkı sözlerine yabancı değillerdi. Ebetteki çocuklarının birini daha okullu etmenin heyecan ve gururu yüzlerine ve davranışlarına yansıyordu. Ancak yaşadıkları bu heyecan onları değil, onlar heyecanı kontrol edebiliyorlardı. Bu durumlarını çocuk halimle sözlerinden ve davranışlarından görebiliyordu onlardaki bu durum beni de rahatlatıyor okula başlama sürecimde hiçbir zorlanma yaşamadan okul hayatıma başladım.

 

Ancak her çocuk benim kadar şanslı olmayabilir. Aile ve çocuk için ilkokul deneyimidir (İlk çocuklarda daha çok yaşanır). Bu gün okula başlayan çocuklar ve aileleri için ayrı bir heyecan ve mutluluk günü olmalı, belki de insanın hayatında unutamayacağı gururla heyecanın karışık olduğu bir andır bugün. Bahçede, sınıfta, koridorda, öğretmenler odasında, idarede okulun her köşesinde ağlayan anne ve babasından ayrılmak istemeyen anasınıfı ve 1. Sınıf öğrencisiyle karşılaşabiliriz. Bu durum normal bir olgudur. Ancak okulların açılmasından birkaç hafta bir süre geçmesine karşın hala çocuğun ailesinden ayrılıp okula, arkadaşlarına karışmasında problemler yaşanıyorsa bununla beraber bedensel olarak da evden okula çıkma saatinde karın ağrısı, mide bulantısı vb. şikâyetler varsa bu durum çocuğun okul fobisi yaşadığını göstermektedir. İlk bakışta okul fobisi basit bir endişe durumu gibi görünse de bu gibi durumlarda anne baba ve öğretmenler çok dikkatli olmalıdır. Zamanında ve yerinde çözülmemiş okul fobisi adeta kronik bir hal alarak çocuğun eğitim hayatını altüst edip eğitim hayatının bitmesine kadar varabilen sonuçlar oluşabilir.

 

 

Okul fobisi zamanında tanınmalı,  zamanında yapılabilecek tedavi süreci hemen uygulamaya konulmalıdır. Peki, nedir bu okul fobisi?

Okul fobisi birçoklarının zannettiği gibi yalnız başına okuldan korkma olayı değildir. Bu korkunun temelinde yatan ebeveynden özelikle anneden ayrılma durumu karşısında duyulan bir ayrılık anksiyetesidir (Ayrı durunca ya ebeveynimin ya da benim başıma kötü bir şeyler gelecek korkusu). Burada tamda yeri gelmişken konumuzla da direk alakalı bir başka kavramdan daha bahsetmek istiyorum. Bu “okul reddi” dir. Okul reddi okul fobisine göre daha geniş düşünülebilen bir kavramdır. Okulu reddetmenin birçok nedeni olabilir. Mesela çocuk, okuldaki öğretmenini sevmiyor olabilir, arkadaşları onunla dalga geçiyor ya da aralarına almıyor olabilirler. Büyük okul başarısızlıkları vb gibi sebepler okul reddinin nedenleri arasında sayılabilir. Okul fobisini ise okul reddinin bir alt başlığı gibi düşünürsek daha doğru olur. Okul fobisinde ise mevcut olan asıl korku okulun kendisinden ya da okuldaki bir şeylerden kaynaklamıyor aksine ebeveynden ayrılma anksiyetesiyle birlikte gelişen bir okul korkusu ya da okul reddi söz konusudur. Aslında okul fobisinin temel nedenlerinden ve en önemli nedenlerinden biriside yanlış ebeveyn tutumlarıdır. Okul fobisi olan çocukların önceki yıllardaki yaşantıları araştırıldığında ebeveynlerin özellikle anneleri tarafından aşırı bir özen içinde büyüttükleri görülür. Bu tür yanlışlıkları yapan ebeveynler çocuklarıyla arkadaş hatta kardeş olma özellikleri gösterircesine sürekli onların isteklerini yapma, sevgilerini kazanma ve onlardan eleştiri almama gayreti içerisine girmiş ebeveynlerdir. Hastalıklarına karşın abartılı bir ilgi ve gereğinden fazla özen göstermektedirler.

 

Çok sevdikleri ve kıyamadıkları için daha çok küçük diyerek anaokuluna göndermezler, sokağa arkadaşlarının içerisine bırakmazlar. Çocuklar oyun oynarken sürekli çocuğunu kayırarak çocukların kurmuş oldukları oyunlara müdahalede bulunurlar. Dolayısıyla asıl korku ve kaygıyı yaşayanlar çocuklar değil ebeveynlerdir. Çocuklar zamanla bu tutumları ebeveynlerinden öğrenirler. Ebeveynlerin bu türlü tutum ve davranış göstermelerinin temelinde değişik psikolojik süreçler olabilir. Dolayısıyla aşırı okul fobisi olan çocuklarla beraber ebeveynleri de psikolojik terapi sürecine katılmalıdırlar. Benim her zaman yeri geldikçe danışanlarıma söylediğim bir söz var tamda burada yeri gelmişken tekrar bir kez daha söylüyorum. Gereğinden fazla sevgi, sevgi değil gönül ızdırabıdır, gereğinden fazla nefret nefret değil yıkım odağıdır.

 

 

Okul fobisi ve okul reddi süreçlerinde izlenebilecek tedavi yöntemlerinden birkaç tanesini söyle sıralayabiliriz: Çocukta yüksek kaygılı bir durum sezildiğinde onun nasıl bir sıkıntı yaşadığı iyi gözlenmeli ve her zamankinden daha sevgi ve şefkatle yaklaşarak yaşamış olduğu kaygı ve korku durumunun sebebi her ne olursa olsun ona yanında olduğumuzu gösterir güveni vermeliyiz. Onunla konuşmalı ve duruma neden olan asıl nedene ulaşmalıyız. Bu durum çocukla ilgilenen anne baba ve öğretmen için son derece önemlidir. Şu iyi bilinmeli ki geç kalınmış tanıların tedavileri ileri zamanlarda zorlayıcı olabiliyor.

 

 

Okul reddi daha genel ve okula gitmeme durumu açık seçik ortada olduğu için sorunun kaynağına ulaşmak da kolaydır. Soruna ulaşınca çözüm noktasında çocukla, okul yetkilileriyle ve bir uzmanla konuşarak sorunun ortadan kaldırılması gerekmektedir. Böyle bir durum söz konusu değilse çocuğun sevebileceği, severek gidebileceği başka bir okula gönderilebilir.

 

 

Okul fobisiyle ilk mücadele yöntemimiz şu olmalıdır; artık okul fobisini asıl tetikleyenin ne olduğunu biliyoruz. Bu noktada çocuğumuza gereğinden fazla adeta onu bize bağlayacak derecede ilgi ve bağımlı bir şekilde yetiştirmeyeceğiz. Kendimize ve ona güveneceğiz. Onun adına her şeyi biz yapmayacağız. Hayata hazırlık anlamında önce evin içinde sonra sokağımızda sonra mahallemizde ona küçük küçük yapabileceği sorumluluklar vereceğiz. Kardeşleri ile sorunu olursa önce kendilerinin çözmeleri noktasında fırsatlar oluşturacağız. Çözemiyorlarsa biz çözmeyeceğiz ancak yöntem göstereceğiz. Sokağımızda güven duyduğumuz bir ortam varsa arkadaşlar edinmesine ve oyun oynamasına müsaade edeceğiz. Mümkünse ana sınıfı ya da anaokuluna göndereceğiz,  çünkü buralara giden öğrenciler gitmeyenlere nazaran bu tür sorunları daha az yaşamaktadırlar.

 

 

Bunlar okul fobisini yaşamasın diye alınabilecek tedbirler.  Peki çocuğumuz şuan yaşıyorsa neler yapabiliriz: Çocuk okula gitmek istemediğinden dolayı asla suçlanmamalıdır. Dolayısıyla bunun kimseye bir faydası yoktur. Bizler ebeveynler olarak meşakkatli fakat bizi ve çocuğumuzu çözüme götürecek yöntemleri denemeliyiz. Öncelikle onun güvenini kazanmalıyız. Bu durumu yaşayanın yalnızca kendisi olmadığı ona anlatılmalı ve geçici bir süreç olduğu söylenmelidir. Anne baba bu noktada ortak tavır sergilemeli koruyucu duyguları bir kenara bırakarak sözlerinde davranışlarında kararlı olmalıdır. Çocuğa her ne şekilde olursa olsun okula gitmesi gerekliği, okulundan dolayısıyla derslerinden geri kalacağı söylenmelidir. Okuldan diğer eğitim uzmanlarından yardım alınmalıdır. Her ne şekilde olursa olsun, çocuk okuldan ve okulun çevresinden uzun süreli uzaklaştırılmamalıdır. Bu sorunu çözmez, bilakis sorunun uzamasına neden olabilir. Bu doğrultuda 5 10 dk derse katılması sağlanıp, sıkıldığında dışarıda onu bekleyen anne babasının yanına gidebilmesi sağlanmalıdır. Okul bahçesinde ebeveyni ile vakit geçirebilir sonra evine dönebilir. Birkaç hafta böyle alıştırma faaliyetleri yapıldıktan sonra derste daha uzun kalması sağlanarak dersin sonuna kadar okulda kalması sağlanabilir. Bu saydığımız çalışmalarla okul reddinden ve okul fobisinden kurtulmak mümkündür.

 

 

Bu vesileyle Öğretmenlerimizin yeni eğitim öğretim yılını kutluyor,  bu yıl eğitim hayatına yeni katılan anasınıfı ve birinci sınıf öğrencilerimize aramıza hoş geldiniz diyor, tüm öğrncilerimize başarılar diliyorum.

 Ali ŞEKER

 Uzm. Psikolojik Danışman

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ağızdan su gelmesi nedir
Ağızdan su gelmesi nedir
ŞANLI KONYASPORUM
ŞANLI KONYASPORUM