BURAYA KADAR
Mustafa SÜS

BURAYA KADAR

 

İzmir CHP mitinginde bir pankart vardı, “Arsenikli su içerim, gene de Ak Parti’ye oyumu vermem.”

Ak Parti oylarının genel çoğunluğu cahil kesimden alıyor, diyen okumuş, tahsilli İzmirlilerin düşünce yapısı bu. Varın cahilini siz düşünün.

Ya da düşünmeyin, bir yere varamazsınız.

Maalesef ülkemiz insanının birçoğunda böyle bir davranış biçimi var.

Eğitim camiasını kültürlü ve entelektüel olarak biliriz.

Ülkemizde sendikalar var.

Her sendikanın kendine göre fikir paydaşı olduğu siyasi partiler var. Bir siyasi görüş etrafında birleşen insanlar, sendika kuruyor ve üye topluyorlar.

Sendikaların faaliyetleri, sendikaların işleyişleri, neye karşı oldukları, neyin yanında oldukları pek fazla kimseyi ilgilendirmiyor.

Kendi sendikasına küfreden bir öğretmen, ya ek ödeme ya da zam alamadığı için küfrediyor.

Birileri diğerlerini, yandaş olmakla suçluyor fakat kendisi, kendisine yakın durduğu siyasi parti ile kol kola verip din düşmanlığı yapabiliyor.

Birileri bir başka siyasi parti yöneticileri ile silah üzerine yemin ederken ağzından yandaş kelimesini de eksik etmiyor.

Birileri çıkıp, hükümet istediklerimizi vermezse, eylem yapacağız, ülkeyi eylem alanına çeviririz diyerek kimsenin kılını kıpırdatmayacağı tehditler savuruyor.

Öğretmenler desen, eylem yapılacak denildiği zaman yerinden bile kalkmaya üşenip, oturduğu yerden sendikaya küfrediyor.

Tek derdi zam olan öğretmenlerin yaptıkları tek şey de hükümete, sendikalara küfretmek oluyor.

Bu ülkede yıllardır yetkili sendikayız diye gerine gerine ortalıkta dolaşan sendikaların memurlar lehine dikilmiş bir ağacı yokken, şimdi muhalif olmanın verdiği cesaretle saldırı üstüne saldırı yapıyor.

Memurlar da, demiyor ki, arkadaş sen yetkili idin, Ak Parti hükümetinin yaptığı iyileştirme dışında ne kazandırdın memura?

Şimdi neyin hesabını yapıyorsun? Demiyor, diyemiyor.

Bir diğer birileri de, arkadaş, sen yetkili olalım da görün bakalım dünya kaç bucak, diyecektin hükümete, neden şimdi, süt dökmüş kedi gibi, sesini çıkartmıyorsun? Demiyor, diyemiyor.

Niye diyemiyor? Arsenikli su içme olayındakiler niye diyemiyorsa bu insanlar da onun için diyemiyor.

Dese ne olur?

Ne olacak, herkes üzerine düşeni yapar.

Eğitim camiası, zam dışında, kendi özlük hakları dışında, ne ister?

Cevap veriyorum:

Hiçbir şey!

Asıl sorun da burada işte.

Memurlar ideolojik ve parasal kaygıların dışına çıkıp, biraz da eğitimle ilgilenseler,  bu ülkenin en önemli sorunu olan eğitimi geliştirme adına, sendikacılık yapsalar.

Çok mu ütopik düşünüyorum?

Evet, maalesef öyle.

Bir de Aktif-Sen diye bir sendika çıktı. Cemaate gönül vermiş insanlar o sendikaya üye olacaklarmış.

Her eve üç dört tane Zaman gazetesi aldırmakla, ülkenin en çok satan gazetesini çıkartabilirsiniz ama ağalar, sendikaya memur bir kere üye olabiliyor, bunu da hesap etseydiniz keşke!

İdeolojik kaygıları bir kenara bırakıp sadece sendikacılık yapmak isteyen sendikalar da üye bulamıyor.

Nasıl bir ülkede yaşıyoruz, anlamak zor!

mustafasus@hotmail.com

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ankara escort, pendik escort, ankara escort, bursa escort, eryaman escort bayan eskişehir escort escort ankara
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ağızdan su gelmesi nedir
Ağızdan su gelmesi nedir
ŞANLI KONYASPORUM
ŞANLI KONYASPORUM