|
Bu haber 21 Şubat 2012, Salı 23:46:23 tarihinde eklendi. 1165 kez okundu.
![]() YENİ NESLİN OYUNCAĞI ÖĞRETMENLERBilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak, diye son dönemin moda bir deyimi vardır. İnsanlarımız bu deyimin hakkını gerçekten veriyorlar.
Mustafa SÜS
Geçen hafta, “ÖÄŸretmenler Yetersiz” baÅŸlıklı bir yazı yazdım, yazının içeriÄŸinde ne bir öÄŸretmene hakaret, ne de öÄŸretmenleri hakir görmek vardı. Memur sitelerinde yazıya yapılan yorumları ve mailime gelen e-postaları okuyunca dedim ki;, öÄŸretmenlerimizin tamamının deÄŸil ama o yorumları yazanlar gerçekten yetersizmiÅŸ. Sırf baÅŸlığa bakıp içeriÄŸini okumadan döÅŸemiler yorumları. Klavye kullanmasını bilecek kadar kültürlü, yazıyı okuyup da anlayacak kadar kültürsüzmüÅŸ arkadaÅŸlarımız. Öyle laflar etmiÅŸler ki, burada asla anlatılacak gibi deÄŸil. Merak edenler yazıyı kiÅŸisel sitemizden bulabilirler. Bu hafta öÄŸretmenlere yetersiz demeyeceÄŸim, öÄŸretmenlere reva görülen haksızlıklardan söz edeceÄŸim. En baÅŸta hemen her öÄŸretmenin derdi olan maaÅŸ yetersizliÄŸi. Bu öyle klasik, öÄŸretmen geçinemiyor, öÄŸretmen aç geziyor, ikinci bir iÅŸ yapmak zorunda kalıyor gibi kliÅŸeler deÄŸil. Tabii ki bunların gerçeklik payı var, tek maaÅŸla çalışan öÄŸretmenlerimizin durumu içler acısı. Benim derdim, ilkokul mezunu bir hizmetlinin dört yıllık fakülte mezunu bir öÄŸretmenden daha fazla maaÅŸ alması. Burada bir ilke sorunu var. Bu, hükümetin yaptığı eÅŸit iÅŸe eÅŸit ücret ucube uygulamasının bir sonucu. İkincisi, yıllardır kördüÄŸüm haline gelen kariyer basamakları. Eski bakanlardan Hüseyin Çelik’in iyi niyetle uygulamaya koyduÄŸu ama bir türlü içinden çıkılamayan sorun. Hakkı olup da 5-6 yıldır 100 Liraya yakın fazla ücret alamayan öÄŸretmenlerimiz var. Yekünü hesaplanırsa müthiÅŸ bir rakam çıkıyor ortaya. Üçüncüsü, hiçbir öÄŸretmene diÅŸe dokunur fayda saÄŸlamadığı halde birilerinin çiftliÄŸi haline gelen İLKSAN. (Bu kurum birilerinin arpalığı haline gelmiÅŸ ki, adı anılınca küfürler havada uçuyor, dokundurtmayız falan...) dokundurtmayın da, ne iÅŸe yaradığını açıklayın bu kurumun? Bir an önce feshedilmesi ve öÄŸretmenlerden zorla alınan aidatların geri ödenmesi gerekir. Kimse kimseden zorla aidat alamaz, almamalı. Dördüncüsü, kendisini geliÅŸtirme adına öÄŸretmenlere yüksek lisans yapma konusunda üniversitelerin veya bakanlığın birkaç münferit giriÅŸim dışında hiçbir katkı saÄŸlamaması. Sendikalar da bu konuda üniversitelerle anlaşıp makul fiyata böyle bir hizmet sunabilirler üyelerine. Üniversiteler de açıp kapılarını, kendini geliÅŸtirmek mi istiyorsun, al sana fırsat, der hem kendisi kazanır hem öÄŸretmenlere katkı saÄŸlamış olurlar. BeÅŸincisi, öÄŸretmenin veli-öÄŸrenci-medya oyuncağı haline gelmesi. Bunu çok yazdık ve her yerde bu sıkıntı var. Henüz ilköÄŸretim çağındaki çocuk bile, öÄŸretmenin ceketine kağıt yapıştırır, o kağıtta yazılanı anlamışınızdır, ders boyunca o kağıtla sınıfta dolaşır öÄŸretmen ve bu çocuÄŸa hiçbir ÅŸey yapamaz, yaparsa kendisini adliyede bulur. Dersin huzurunu bozan çocuklar, okumaya asla niyeti olmayan çocuklar okullarda terör estirir, okul idaresi de, öÄŸretmen de hiçbir ÅŸey yapamaz. Yaptırım gücü asla yoktur. Disiplin mekanizmasını çalıştırsa en fazla okul deÄŸiÅŸtirme cezası verirler ki, bu cezayı uygulamak için çabalamak o çocuÄŸun yaptıklarını sineye çekmekten daha zordur. Boynuna kamera alan medya mensupları da, okullarda öÄŸretmen aleyhine bir durum olduÄŸu zaman jet hızıyla okul bahçesinde önüne gelen veliye mikrofon uzatıp haber peÅŸinde koÅŸar. Okullarda hoÅŸ, iÅŸe yarar bir ÅŸey yaptığın zaman binbir mazeret öne süren medya mensupları, olumsuz haber peÅŸine düÅŸerler. Kısaca; Yeni nesil öÄŸretmenlerin eseri deÄŸil, öÄŸretmenler yeni neslin ve medyanın oyuncağı haline gelmiÅŸtir. Facebook Yorumları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
|
.....
.....
En Çok Okunanlar
|





Facebook
Digg
Google
Del.icio.us

















