RSS / XML
Bu haber 25 Ocak 2012, Çarşamba 08:59:49 tarihinde eklendi. 1259 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sarkozy bu belgeye iyi baksın!

Osmanlı Arşivlerinde öyle belgeler var ki, tarihin tozlu rafları arasından çıkarılıp bakıldığında, insan Türk Milleti’nin asaletiyle bir kez daha gurur duyuyor.
Sarkozy bu belgeye iyi baksın!
 Osman Özsoy
 

Osmanlı ArÅŸivlerinde öyle belgeler var ki, insan onları tarihin tozlu rafları arasından çıkarıp baktığında, Türk Milleti’nin asaletiyle bir kez daha gurur duyuyor.

AÅŸağıda onlardan bir kaç tanesini paylaÅŸacağım.

Fransa Senatosunun Ermeni yasa teklifini kabul etmesi tartışılmaya devam ediyor.

Tepkileri abartıp ölçüyü kaçırmamak lazım...

Türkiye ÅŸu an Batı ülkeleri karşısında son 200 yılın en güçlü durumunda.

Türkiye en dibi gördü, çoktan yükseliÅŸe geçti.

Bugüne kadar Ermeni istekleri konusunda sonuç alamayan Batılı ülkeler ÅŸu saatten sonra Türkiye’nin önüne takoz koyamazlar.

100 senedir baÅŸaramadıklarını ülkemizin geldiÄŸi ÅŸu noktadan sonra baÅŸaracaklarını düÅŸünmek safdillik olur.

Türkiye’nin bu konuda en büyük yanlışı etki-tepki politikası izlemesi.

Yani bu konular ilgili ülkelerin parlamentolarının gündemine geldiÄŸinde ancak harekete geçmesi. DiÄŸer zamanlarda konuyu gündemine alıp sistemli bir çalışma yürütmemesi.

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından 18 Ocak 1919’da Paris’te toplanan Barış Konferansı’nda, Osmanlı Devleti’nden hiçbir Türk delege yokken, buna karşılık Ermeni delegeler davalarını anlatmak üzere konferanstaki yerlerini almıştı. Daha da önemlisi, Ermeniler daha o tarihlerde bile profesyonel anlamda bir lobicilik faaliyeti sergiliyorlardı.

Ermeni yandaşı yüzlerce gazeteci, yazar, ÅŸarkıcı, profesör, senatör ve eski bakan Ermeni davasını anlatmak için Paris’te konferanslar düzenlediler ve konferans devam ettiÄŸi sürece Paris’in gündemine hâkim oldular. Biz ise 100 senedir bu konuda sadre ÅŸifa bir adım atamadık.

I. Dünya Savaşı sürerken Avrupalı devletlerin bağımsız toprak vaatlerine inanarak Ermenilerin Osmanlı Devleti'ni içten vurması ve Anadolu'nun Müslüman nüfusuna katliâm uygulamaya baÅŸlaması üzerine, Osmanlı topraklarında yaÅŸayan Ermenilerin bir kısmını bulundukları yerlerden devletin sınırları içindeki baÅŸka yerlere nakletmek bir zaruret halini almıştı.

SavaÅŸ devam ederken ettiÄŸi eli silâh tutan Türk erkekler cephelerdeydi. Cephe gerisinde sadece kadın, çocuk, yaÅŸlı, yaralı ve sakatlar kalmıştı. İşte Ermeni ve Rumlar, Türk köy ve kasabalarını böylesi bir acziyet içinde buldular ve savunmasız bu insanlara akla hayale gelmedik iÅŸkence ve zulümler yaptılar.

DüÅŸmanı da rahatsız eden zulüm...

Yapılan mezalimden diÄŸer düÅŸman kuvvetleri bile rahatsız oldu. Savunmasız Müslüman halka yapılanlara dayanamayan Rus BaÅŸkomutanı, “Bütün bu hallere son verilmezse Müslüman halka silâh dağıtmak zorunda kalacağını” söyledi. Yine bunlardan birinde Rus Albayı Griasnoff, genç bir Ermeni kızını bir caminin avlusuna götürerek Ermenilerin yaptığı mezalimi göstermiÅŸ, yapılan iÅŸ karşısında üzüleceÄŸini beklediÄŸi Ermeni kızın büyük bir zevkle kahkaha attığını ve yapılan iÅŸi beÄŸendiÄŸini söylemesi karşısında, bu Ermeni kızdan tiksindiÄŸini ifade etmiÅŸti.

Kaç kiÅŸi öldürüldü?

Osmanlı arÅŸiv belgelerine göre, 1914-1921 yılları arasında Ermeni çetelerinin saldırılarında 518 bin 105 Müslüman öldürüldü. Yine Rus ve Ermeni saldırılarında 1 milyon 604 bin Müslüman iç bölgelere göç etti. Bu göç esnasında 701 bin kiÅŸi de hayatını kaybetti.

Ermeni ve Rumların eli silâh tutan zümresi de, Türk köylerini basmak ve yaÄŸmalamak için çeteler hâlinde daÄŸlara çıkmış olduÄŸundan, onların geride kalan kadın, kız ve çocuklarına bakmak ve onları korumak da Osmanlı Devleti’ne düÅŸtü. SunduÄŸumuz belgenin özetini nefesinizi tutarak okuyun ve ecdadımızın nasıl bir millet olduÄŸunu düÅŸünerek iftihar edin.

İşte belgeler:

Müslüman ailelerin nezdinde korumaya alınan Ermeni ve Rum çocukları savaşın ardından kendi ailelerine teslim edildiklerinde, bunların çoÄŸu kendi evlerinden kaçtılar ve tekrar Müslüman ailelerin yanına geri döndüler. Bu konuyla ilgili de pek çok belge mevcuttur. (BaÅŸbakanlık Osmanlı ArÅŸivleri, DH-ÅžFR, Dosya: 94, Belge: 233; DH-ÅžFR, Dosya: 95, Belge: 157)

kullan

DiÄŸer bir belgede; “Müslümanlar nezdinde bulunan kimsesiz Ermeni

 kız ve çocuklarının Ermeni ruhanî liderlerine veya sahiplerine verilmesi, eÄŸer kabul etmezlerse bunların bakım ve iaÅŸesinin hükûmetçe üstlenileceÄŸinin” Emniyet Genel MüdürlüÄŸü’nden Adana ValiliÄŸi’ne bildiriliyordu.

kullan

Hatta Osmanlı Devleti daha büyük bir âlicenaplık gösterdi ve geçici iskan sırasında Ermenilerin geride bıraktıkları mal ve emlâki alelâcele ve deÄŸerinden ucuza satmak zorunda kalmış olabilecekleri düÅŸüncesinden hareketle, bu konuda maÄŸdur olmamaları için de tedbir aldı.

Fransa’nın Ermeni soykırımını inkar edenleri cezalandırma nedeni de buradan kaynaklanıyor. ArÅŸiv belgelerinde gerçekler o kadar açık ki,  soykırım olduÄŸunu iddia etmek mümkün deÄŸil. Bu mümkün olmayınca da, hem de bu çaÄŸda yoktur demeyi yasaklamak suretiyle akla ziyan bir kararı Meclis ve senatolarından geçirmek gibi bir garabetle karşı karşıya kalıyorlar.

Onların derdi tarih ile yüzleÅŸmek deÄŸil. O nedenle aslında Sarkozy’e belge falan göstermek de anlamsız. Ben belgeyi siz deÄŸerli okuyucularımız için paylaÅŸtım. İşte ecdadımız böyleydi demek için...

Türkiye’nin son dönemdeki hızlı büyümesi hepsini rahatsız etti.         

Keyfimizi kaçıracak, ülkemizi meÅŸgul edip dış dünyada hareket alanını daraltacak arayış içerisindeler.

Abartılacak bir durum yok. Bu ayıp onlara yeter. Biz yolumuza kaldığımız yerden devam edelim.

Prof. Dr. Osman Özsoy – Haber 7

.

Facebook Yorumları

.
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Diğer Osman Özsoy Yazıları
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!

Yazarlar

..... .....

Yol Durumu
Gazeteler    Hava Durumu   
... ... ... gazeteler gazeteler © Copyright 2010 Gazi SOFT PHP Haber Scripti.
Her hakkı saklıdır.