MEKTEPTEN ÇIKAN EŞEK
Seçme Yazarlar

MEKTEPTEN ÇIKAN EŞEK

 

Ömer Liv

Uzun bir tatilin ardından, okullar yeniden öğrencilere kavuştu. Kavuştu diyorum zira yaklaşık üç aydır boş, sessiz ve manasız olan sınıflar, koridorlar, okul bahçeleri öğrencilerin dönmesiyle yeniden hayat buluyor adeta...   

 

                Her yıl milyonlarca öğrenciyi ağırlıyor okullarımız. Bu ülkede yaşayan her vatandaş ömrünün hatırı sayılır bir bölümünü okullarda geçiriyor. Deyim yerindeyse hayata okulda hazırlanıyor, okulda edindiği davranış, bilgi ve ahlak ile yaşıyor.

 

             Okul kelimesi  "oku-" kökünden türetilen bir kelime. "Okuyor musun?" sorusuyla kastedilenin "Okula gidiyor musun?" olmasının sebebi bu olsa gerek...  Günümüzde "okul" sözcüğü çok yaygın ve sık kullanılsa da kültür dünyamızdaki yeri yeni sayılır; zira biz yüzyıllarca eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü mekana "mektep" ismini vermişiz. 1950'li yıllardan itibaren "mektep" sözcüğü yerini "okul" sözcüğüne bırakmış. Mektep, Arapça kökenli bir sözcük. Okul ise Türkçe kökenli... Mektep, sözcüğünü değiştirme sebebimiz de bu. Bugün biz pek kullanmasak da eski kitaplarda, eski adamlarda ve dilimizin arşivi diyebileceğimiz deyim ve atasözlerinde "mektep" sözcüğü çokça yer alır.

 

                Görmüş geçirmiş büyüklerimiz cahil, kaba bir insanla karşılaştıklarında mektep görmemiş derler.  Aksine bilgili, sözü dinlenir bir kişi gördüklerinde ise mektep medrese görmüş diyerek o insanı överler.

 

                Atalarımız bize mektepten çıkan eşek Marsıvan’dan çıkmaz, diye öğüt vermişler. Demek istemişler ki öğrenim görmüş olsalar bile bazıları eğitilmemiş gibi davranabilirler. Atalar boşa konuşmazlar, konuşmamışlar da... Ülkemizin bugünkü durumunu ele alacak olursak yüzümüz kızara kızara atalarımıza hak vermek zorunda kalırız. Mesela bu ülkede her birey ilköğretime devam ediyor ve ilköğretimde trafik dersi alıyor. Daha sonra ehliyet alabilmek için sürücü kursuna gidiyor. Uzun sözün kısası araç kullanmanın, trafikte olmanın mektebini bitiriyor. Fakat bir haftalık bayram tatili süresince trafik kazaları sonucu 168 kişi öldü, 752 kişi de yaralandı diyen bir haberi de yalnızca bizim ülkemizde okuyabilirsiniz. Dolayısıyla atalarımız pek de haksız sayılmazlar. 

 

                Mektepten çıkan eşek Marsıvan’dan çıkmaz, diyen atalarımızı haklı çıkaracak o kadar çok iş yapıyoruz ki saymakla bitmez. Yapmış olmak için yaptığımız, kolaya kaçtığımız işler hep fiyaskoyla sonuçlanıyor. Bilgisayar sertifikaları olup da mail dahi atamayan, bilmem kaç yıl İngilizce dersi görüp de tek cümle İngilizce konuşamayan kişileri yalnızca bu ülkede bulabilirsiniz! Diploma, ehliyet, belge almak için okula-kursa gidiyoruz fakat sonunda bir de bakıyoruz ki o diploma,belge aslında hiçbir işimize yaramıyor.

 

                Geçenlerde belediye otobüsünde karşımda oturan iki bayanın konuşmasına kulak misafiri oldum. Birisi eşinin yakında bir araba alacağından, kendisinin de ehliyet alıp bu otobüs çilesinden kurtulacağından söz ediyor.  Öteki bayan da "Benim ehliyetim var ama araba kullanamıyorum!" diyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Araba kullanamayan biri nasıl ehliyet sahibi olabilir? Ne diyelim Sakallı Celal'in deyimiyle "Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olur!"

 

                Resmi belgelerinizi sakladığınız dosyalarınızı bir karıştırın. Sizin de hiç bilmediğiniz ama belgesine sahip olduğunuz birçok meziyetiniz çıkacaktır. Ben karıştırdım ve ilkyardım uzmanlığı, İngilizce, Kırgızca gibi birçok meziyetimin olduğunu şaşırarak fark ettim. Biraz düşününce bunları ne zaman öğrendiğimi zor da olsa hatırladım ve kendimle gurur duydum(!) Sakallı Celal'e bir kez daha kulak verelim:

 

Tanzimat ilan ettik, olmadı meşrutiyet ilan ettik olmadı. cumhuriyet ilan ettik olmadı, yahu biraz da ciddiyet ilan etsek...

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ahmet Köseoğlu TYB Konya Şubesinde Yeniden Başkan Seçildi
Ahmet Köseoğlu TYB Konya Şubesinde Yeniden Başkan Seçildi
BİR ŞAİRİN SERENCÂMI; KURGANLAR - Mustafa Uçurum
BİR ŞAİRİN SERENCÂMI; KURGANLAR - Mustafa Uçurum