FAŞİST DUYARLILIK
Mustafa SÜS

FAŞİST DUYARLILIK

 

Gariptir ki, herkesin de o pencereden bakmasını istiyor.

Yanılgılarımızı alt alta, üst üste toplasak bir gerçek etmiyor.

Hayatı olduğu gibi kabul etmek belki çok zor ama hayatı olduğu gibi yaşamaktan başka çaremiz yoksa olduğu gibi kabul etmenin kime ne zararı var?

Herkes benim gibi düşünmek zorunda mı? Hayır.

Benim sevdiğim şeyleri sevmek, nefret ettiğim şeylerden nefret etmek zorunda mı? Hayır.

Yeryüzünde benden daha iyi seven, benden daha iyi dost edinen, benden daha iyi hoşgörülü olan var mı? Evet!

Kime sorsanız, dostluk kalmadı, arkadaşlığın hali perişan, sevgiler teneke, aşklar yapay…

Dostluk kalmadı diyenlerin dostluk anlayışına bakıyorsun, mübarek dost değil nalıncı keseri…

Etrafındaki tüm dostlukları çıkar ilişkisine göre dizayn etmiş insanlardan duyarsınız en çok karamsar dostluk deyişlerini…

Pamuktan ipliklerle ördüğü ilişkiler tel tel dökülürken, sağa sola sataşır görürsünüz bu insanları.

Kendi elinden bir iş gelmeyince herkesin işe yaramaz olduğunu düşünerek hayatı zindan ederler kendilerine ve çevresindekilere.

Ali Veli’nin, Veli Ali’nin bakış açısını sevmez. Değerlerini kabullenmez. Ellerinde bir taş hep karşısındakine fırlatır. Batırmaz kendisine ne iğne ne çuvaldız.

Girdikleri ortamlara bunalım aşılayıp çıkarlar her daim.

Neşeli olmayan insanlardan söz edenlerin yanında bırak neşeyi, hüzne gark olursun

Fedakârlıktan dem vururlar, kendi işlerine gelmeyen hiçbir konuda kıllarını kıpırdatmazlar.

Özverili olmalı insan derler, özveriden bihaber varlıklar.

Eli her iş tutanı, bir yerlere dişi ile tırnağı ile tırmanmış olanları aşağılarlar, onlar oraya ya şans eseri çıkmışlardır ya da modası geçmiş ve irrite eden deyimle yalakalık ederek…

Kimse hakkıyla bir yerlere çıkamaz, herkes aslında basit, bir kendisi niteliklidir. Kendisinin oturduğu yer ise masanın üstü değil altıdır.

Benim haneme yazılmayan hiçbir başarı, başarı değil olsa olsa şanstır, derler. Benim gibi düşünmeyen ya cahil, ya kandırılmış ya beyni yıkanmış ya toy derler.

Kandan beslenenlerin barış kelimesini ağızlarından düşürmedikleri gibi, hep başkasını suçlayan insanların ağızlarından düşürmediği cümlelerin özeti eleştiridir, aşağılamadır, kötülemedir, ötekileştirmedir.

Sabah namazına kalkıp da karşıdaki komşunun namaza kalkmadığını babasına şikâyet eden çocuğun halidir bu hal. Ve bu hal iyi bir hal değildir.

Yaraya tuz basanlara değil sözüm…

Yaralayıp yaralarından şikâyet edenlere…

Kendi düştüğü çukurdan başını kaldırıp beni buraya başkası itti diyenlere…

İğneyi eline alıp batıracak yer arayanlara…

Sözünü değil, sesini yükseltenlere…

Sana, bana, ona, hepimize…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ankara escort, pendik escort, ankara escort, bursa escort, eryaman escort bayan eskişehir escort escort ankara
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ağızdan su gelmesi nedir
Ağızdan su gelmesi nedir
ŞANLI KONYASPORUM
ŞANLI KONYASPORUM