GİT EVİNE GANDİ, BALON YERE İNDİ
Mustafa SÜS

GİT EVİNE GANDİ, BALON YERE İNDİ

 

Balon patladı. Patlarken de öyle plastik bir balon etkisi de yapmadı. Öyle bir patladı ki, şişirenlerin elleri, yüzleri yara bere içinde.

Olmayacağını biliyorlardı, biliyorlardı bilmesine de, bir adama kırk gün deli denirse o adamın deli olacağına inanlar gibi, olur, diyorlardı. Olsun istiyorlardı. Olmaz dedik, inanmadılar.

Olmazdı, zira adam bir katakulli ile partinin başına geçirilmiş, toplum mühendislerinin yüklediği yapay bir misyonla ayakta kalmaya çalışıyordu.

Takma bir beyindi. İçi boştu. Bugüne dek herhangi bir başarıya imza atmamış, sadece yeminli Ak Parti karşıtlarının, aman Ak Parti gitsin de biz bu içi boş adama bile razıyız düşüncesinin bir sonucuydu.

Miting meydanlarında gördüğü coşkulu ve ümitsiz kalabalığa seslenirken, öyle laflar ediyordu ki, bir mahalle kabadayısının, bir mafya babasının ya da ilkokul düzeyinde bir temsilin başrol oyuncusu gibi külhanbeyliği yapıyordu.

Güya psikolojik bir baskı oluşturacak, karşısındaki lideri mindere çekecek, minderde yenilgiye uğratacaktı.

Ezberini bozacağım, kimyasını bozacağım, dişlerini sökeceğim, ana a… a. gibi basit, düzeysiz, karşısındakine herhangi bir bozulma yaşatamayacak özdeyişler bulmuştu.

Kim verdi bu aklı, hangi danışman, hangi siyaset bilimci, hangi anketçi tavsiye etti bu tür düzeysizliği bilmem ama bildiğim tek şey, ne yaptıysa kendine yaptı. Karşısındaki lidere bırak zarar vermeyi, küçülttükçe küçülttü kendisini.

Türk Silahlı Kuvvetlerine, aman hükümete sert bildiri falan yayınlamayın, onları mağdur konumuna getirirsiniz, diyecek kadar kendinden geçti.

Candaş Medya da bu sefer çok rahattı.

TSK bildiri yayınlamamış, Ak Parti mağdur duruma düşmemişti. Gelsin oylar CHP’ye. İktidar partisi de hazır sivil dikta kurmuşken, halk da nefes alamıyorken, herkes açlıktan ölürken, yapılan duble yollarla doğuya şiddet götürülecekken bu millet bir daha bu hükümete oy vermezdi. Yok, verecek olanlar da yok değildi, halkın koyun kesimi vardı, onlar yine verirlerdi. Ama eskisi gibi de değildi halk. Okuma-yazma oranı yükselmişti.

Öce yüzde 35’lik bir kesim koyun idi, sonra ülkedeki koyun sayısı yüzde 47’ye sonra referandumda yüzde 58’e çıkmıştı. Giderek artıyordu koyunların sayısı.

Gerçekleri bir şekilde görecek bu halk ve koyunluktan vazgeçecekti.

Kömür dediler tutmadı, makarna dediler tutmadı, ülke bölünüyor dediler tutmadı, ülkeyi satıyorlar dediler tutmadı, halk bu teranelerin hiç birini yutmadı.

Ak Parti ne yaparsa yapsın birebir taklit ettiler, partiye içeriden ajan gazeteci gönderip nasıl başarıyorlar bize rapor et dediler, hükümetin gerçekleştirdiği hizmet politikasını seçim vaadi olarak meydanlarda dillendirdiler.

Balon patladı. Patlayacaktı zaten. Hem aptal bu halk deyip hem de aptalların oyuna talip olursan bu millet senin bu hakaretine yüzde 50 ile karşılık verir Bay Gandi ve gönüldaşları!

Şimdi oturup ağlamak vakti düştü size.

Nerede hata yaptım demeyi falan bırakın, toparlanma, kendinize çeki düzen verme gayretinden falan kurtulun. Yorulmayın derim ben. Bu hükümet bu halka böyle hizmet ettiği müddetçe, ağzınızla kuş tutsanız bile, siz iktidara gelemezsiniz.

Ne demişler: “İmkânsızlık karşısında inatçılık, aptallıktır.”

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ankara escort, pendik escort, ankara escort, bursa escort, eryaman escort bayan eskişehir escort escort ankara
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ağızdan su gelmesi nedir
Ağızdan su gelmesi nedir
ŞANLI KONYASPORUM
ŞANLI KONYASPORUM