Merhaba dostlar:
Bu gün ki kadar met cezir yaşamamıştım hiç; insanın kendisini yönetecek insanları seçebilmesi kadar zor bir şey olamadığını düşündüm Bir tarafta hakkı düşünüyorsun, bir tarafta vebali, bir tarafta siyaset denen yalan vaatleri, bir taraftan eğriyi doğruyu yapılanları, bir taraftan aklının sesini dinliyorsun, bir taraftan gönlünün sesini ve hepsini toplayıp harman ediyorsun bir yola dökemiyorsun, boşa koysan dolmuyor doluya koysan almıyor. Ya Allah Ya Bismillah doğruyu bilen sensin Ya Rabbi deyip vazife her şeyden önemli diyorsun ve mecburiyetini bir burukluk içinde yerine getiriyorsun. Bu gün bu zorluk içinde çırpınırken yine aklıma şu beğendiğim söz geldi.(:Siyasetçiler tıpkı güvercinlere benzer yem verirken yere inerler, karınları doydu mu yükseğe tüneyip başına ederler): Allah seçileni kendi adaleti ile seçsin ve seçileni hakkı ile görevini yapmayı nasip etsin. Başımıza eden güvercinler olmasın inşallah. Bu ülkeye öz bir sevgiyle muamele eden, ülkeyi cani gönülden seven, halkı yürekten seven ve onların hayatlarını da bir nebze kolaylaştıran, isyana sürüklemeyen, ülkenin bir karış toprağını hiç bir şeye değişmeyen, bu ülke insanını namerde muhtaç etmeyen, bir parça ekmeğe muhtaç etmeyen ve bir parça ekmek için, hırsız, namussuz, cani etmeyen, geleceğe ümitle bakan nesiller yetişmesini arzu edip, bu doğrultuda mücadele eden.
İmanımızdan ödün verdirmeyen, ne uğruna verdiğimiz belli olmayan ve boy boy şehitleri ömrünün baharında toprağa gömdürmeyen, Anaların yüreklerini artık yakmayan, geleceği gelecek korkuları ile dertlendirmeyen, şehitlerimizin kanını yerde bırakmayan, adalet ile hak ile yönetilmeyi düstur edinen, verilen sözlerin altında başka bir karın ağrısı çıkmayan, Ali Cengiz oyunları ile cebimizdekileri boşaltmayan, emekliyi, yetimi, öksüzü, dulu, fakiri, her şeyden önce kadını ve çocuğu gözeten, görevde görünmek yerine gerçekten görevini yapan, emekliliği mezara taşıyıp, gençleri işsiz avare bırakmayan, emekli etmemek uğruna bin dereden su getirmeyen,3600günle emeklilik hakkı verip, maaş için 60-65-yaş dayatmayan,5000 iş günü doldurması için iş sahası sunmayan, işverenin çaldığı günleri mad ur’un ödemesine dahi izin vermeyen, iflas etse de işverenine mahkeme aç ödesin demeyen, biz insanların elini kolunu bağlayıp bir çıkmaza sokmayan, isyana sürüklemeyen, bu ülkeyi hakkı ile yöneten ve yastığına baş koyduğunda vicdanı rahat gönlü rahat verecek hiçbir hesabı olmayan, haramla helali birlikte sunmayan adaletli bir yönetim ile yönetilmek üzere hayırlı uğurlu olması dileğiyle Allaha emanet olunuz saygılar. Gülten Aksoy
