ÇAYELİ’NDEN ÖTEYE…
Mustafa SÜS

ÇAYELİ’NDEN ÖTEYE…

ÇAYELİ’NDEN ÖTEYE…

Dalgalara çeken neydi beni? Alıp götüren sessizce… Hırçın ve karanlık bir denize çeken? Neydi?

Hiç hesapta yoktu, hiç hesap edilmemişti, kendiliğinden alıp götürdü…

İyi de oldu hani. Dalgalarla dost oldum. Dağlarla dost oldum… “Dost” oldum.

Bir haftalığına Çayeli Hizmet İçi Eğitim Seminerleri, Bilişim Teknolojileri ve Proje Geliştirme Kursu’na katıldım.

Milli Eğitim Bakanlığının, öğretmenlere ve tüm eğitim camiasına, bir şeyler öğrenmek istiyorsan, al sana fırsat, dediği bir seminerdi.

Belki dudak bükenler olmuştur, belki bu kadar mı? Diyenler olmuştur. Ben zaten bunları biliyordum, diyenler de olmuştur.

Herkes bir şeyler söyler. Eleştirmek bizim milletimizin en belirgin özelliklerindendir.

Fatih Kenarlı (Kurs Öğretmeni) Hoca; hepimizin bildiği ama bir türlü hiç birimizin özümseyemediği şu önemli cümleyi söyledi:

“Elinden bir şey gelmeyen insanlar eleştirir.”

Bu sözü duymak ve içselleştirmek bile binlerce kilometre yol yapmaya değerdi.

Değişim herkesin, istese de istemese de içinde bulunduğu bir devinimdir. Önemli olan olumlu yönde değişimdir.

Kendimizi geliştirmemize yararlı olduğu kanaatindeyim bu tür kursların. Ülkemizin dört bir yanından gelen okul yöneticileri vardı, her biri belli ki değişmek ve gelişmek istiyordu. O kadar samimi insanı seçsen bir araya getirmen mümkün değil. Ama oldu mu oluyor işte.

Rize Çayeli ikliminin bir hafta boyunca sürekli yağmursuz ve ılıman geçmesi gibiydi o kadar samimi ve sıcak insanların bir arada bulunması.

Hepimiz şanslıydık. Misafirperverlik konusunda Hizmetiçi eğitim Enstitüsünün değerli yöneticileri ve çalışanlarının azami gayretlerine bakılırsa şansımız daha da büyüktü.

Kurs Yöneticisi Mustafa Hoca’nın, o kadar para harcadık, biraz daha özverili olamaz mısınız? Bakışları vardı üzerimizde ama iyi niyeti de pek fazla suistimal etmedik. Fatih ve Necmettin Hoca ara sıra zor durumda kaldığında, Empati kursanız falan der gibiydiler ama onlar da karanlıktan aydınlığa çıkınca gözleri kamaşan bizlerin heyecanını anlıyorlardı.

Nihat Hoca… Çayeli’nin Nasrettin Hocası… Tek cümle falan yetmez o insanı anlatmaya…

Babacan, işini çok seven, rehberlik konusunda uzman, kendine güveni tam ve özverili. Yürüyen fıkra gibi, her adım atışında gülmek geliyor insanın içinden. Bir o kadar da içli, yaşanacak ne varsa yaşamış gibi sanki. Yaşamış ve kendini insana hizmete adamış.

Ömrün bereketli ve hayırlı olsun, Allah iyiliğini versin Nihat Hoca. Sen bizi güldürdün Allah da her iki dünyada seni güldürsün.

Herkesin bir görevi var, görevler aksatılmadan yapılıyor, çaycısına;

Çayı herkese ver ve kimseden para alma, demişler. İlk çaylarımızı yudumlarken, ne kadar ücret vereceğiz? dediğimde, hocam ücretsiz çaylar, için içebildiğiniz kadar, deyip de benimle baş edemeyeceğini anlayınca, galiba senden para alacağım, demesi çok hoştu.

Karadeniz insanını çözemedim ben, ya herkes o doğayla iç içe yaşadığı için hep güler yüzlü ya da sürekli gülerek acılarını saklıyorlar.

Dediğim gibi hepimiz şanslıydık. Oda arkadaşlarıma ettiğim eziyeti ve proje yapılırken proje ortaklarıma yaşattığım yalnızlığı saymazsak onlar da şanslıydı. (Karani ve Sarıdoğan hocalarıma sevgiler)Benim gibi birileri karşılarına çıkınca hayata daha da hazırlıklı olacaklardı.

Bol deniz, bol güneş, bol yeşillik, bol yağmur, bol çay, bol dostluk yaşadık beş günde…

İnşallah dostluklarımız daim olur…

Kursa katılan ve bize katlanan herkese saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.

Çayeli’nden öteye kalsın her şey…

Mustafa SÜS

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ankara escort, pendik escort, ankara escort, bursa escort, eryaman escort bayan eskişehir escort escort ankara
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ağızdan su gelmesi nedir
Ağızdan su gelmesi nedir
ŞANLI KONYASPORUM
ŞANLI KONYASPORUM