DAMDAN DÜŞEN ÖKÜZÜMÜZ
İbrahim Demirtaş

DAMDAN DÜŞEN ÖKÜZÜMÜZ

Dostlarım bugün sizlere anılarımdan bir bölüm paylaşacağım...

Ben çocukken .köyümüzdeki biçtiğimiz ekinleri sürmek için. evimizin damına düveni kurduk ve bir öküzümüz birde ineğimiz vardı .öküzümüz tek olduğu için sarı ineğimizi koşmuştu babam .ama ineğimizin gözlerinden yaşlar akmaya başlardı .ağam dedi ki ana ineğin gözüne her halde toz kaçmış bir yıkayalım derdi .anam dedi ki oğlum tozdan değil çift sürmek düven sürmek ineğin işi değil .ondan ağlıyor ineğimiz ama yapacak başka çare yok dedi.ve düveni sürmeye başladık bazen babam bazen de Mustafa abim sürüyordu, bazen de beni ve ablamı arkalarına bindiriyorlardı.

Ne olduysa oldu .bir anda öküzümüz çabalamaya başladı zannederim eşşek arısı gelmişti öküzümüz çabalarken ben düvenden indim abim Mustafa kalmıştı oda kaçtı geri birde baktık öküzümüz damdan aşşağı gitti. Zevleler kırıldı boyunduruk ineğin boynunda kaldı abimde düşmekten kurtuldu ve babam o telaşla aşşağı indi baktı ki öküzümüz yatıyor kalkmaya çalışıyor ama kalkamıyordu çünkü arka bacağının biri kırılmıştı ve babam rahmetli başladı ağlamaya başında komşular geldiler teselli etmeye ama nafile ben küçük yaşımla olup bitenlere bir anlam veremiyordum tabi ki. İlerde öğrendim ki bir öküz bir evin geçimine en güzel katkı sağlayan bir canlıymış.

Bacağını kırılan yerden sardılar zift yapıştırdılar ama iyi olmadı ve aradan haftalar geçtikten sonra kesmeye karar verdiler.  Etini saklayacak ne buz dolabı var nede köyümüzde ceryan var o yıllarda. Ceryan ben askerde iken 1977 yılında gelmiş yalnız direkler yanıyordu ve biz yıne idarenın ve gaz lambasının ve ocaktaki yanan odunların ışığında duruyorduk .

Ennihayetinde öküzümüzü kestiler babam tekrar ağlamaya başladı (ŞU ANDA BENİMDE AĞLADIĞIM GİBİ ) çünkü yıllarca hizmet etmiş babama. Çiftini sürmüş düvenini sürmüş  komşularla değişik yapmış ve etini komşulara dağıttı birazını kavurma yaptık ama buz dolabı olmadığı için kavurma tekerleri yavaş yavaş ağırlaşmaya başladı ama yine de yiyorduk çünkü yiyecek çok az şeyler vardı o yıllarda.

O öküzümüz düştükten sonra düşme sırası sanki bana gelmişti yoldan damımıza öküzlerin geçmesi için kurduğumuz ağaçlardan ve tahtalardan kurduğumuz köprüden bende düştüm sebebi ağaçların üzerine döşediğimiz tahtalar çakılı değilmiş ben de biraz ucuna basmıştım kendimi öküzümüzün düştüğü yerde buldular.  Hemen kalkmaya çalıştım ama halen tahtalar üstüme düşüyordu kalkmaya çalıştım başım dönüyordu. Beni komşular aldılar anama teslim ettiler damdan düşmüş çocuk dediler ve beni alıp hastaneye mi  götürecekler sanki hastane nerede. Hastane yok, sağlık ocağı yok, sıhiye yok, yok yok yok.

Garip anam telaşlar içinde beni hemen yatağa yatırdı ve neren ağrır neren acır oğlum dedi  bir yandan da kaynarca yapıyordu bir de acı yavşan içersin bir şeyin kalmaz diyordu. Kaynarca iyide o acı yavşan otunu bir bilseniz zannederim yılan zehiri gibidir. İkisini de içtim ve daldım uykuya  aradan  ne kadar zaman geçti bilmiyoruz çünkü bakacak saat yok o yıllarda. Kalktım ama vücudum çok kırgındı lakin kafaya takmadım. Yaşamımıza devam ettim herkes gelip damdan mı düştün derlerdi bende (heye) derdim.

Sonra babam rahmetli bir tosun aldı yine ineğimizle çiftimize düvenimize devam ettik Allah o yılları bu insanlara göstermesin. SEBEBİ ŞU; YÜZDE ELLİSİ İNTİHAR EDERDE ONDAN . VESSELAM

 

ibrahim demirtaş  anılarım

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ankara escort, pendik escort, ankara escort, bursa escort, eryaman escort bayan eskişehir escort escort ankara
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ağızdan su gelmesi nedir
Ağızdan su gelmesi nedir
ŞANLI KONYASPORUM
ŞANLI KONYASPORUM