CART İLE GELEN CURT İLE GİDER
İsmail Detseli

CART İLE GELEN CURT İLE GİDER

Gelin Bu günkü Şiirli fıkra mızı da koyalım okunsun.
CART İLE GELEN CURT İLE GİDER 
Bir zamanlar bir şehrin yeşilliklerle bezenmiş bir köşesinde karşılıklı iki tekke varmış birinin üç beş müridi varmış. Sadece onlar bu tekkeye gelir gidermiş. Diğerine ise akşam sabah gündüz her saat insanlar dolar taşarmış. 
Bir gün müridi az olan tekkenin nalıncısı yani temizlikçisi şöyle hüzünlenmiş elini yüzüne koymuş düşünürken, tekkenin şeyhi gelmiş yanına ve adamın hüzünlü halini görünce sormuş, neden hüzünlüsün? Şeyhim şu karşı tekkeye bak insanlarla dolup taşıyor, bir güzellik var. Bize ise üç beş kişi geliyor onun için hüzünleniyorum. Der şeyh ona sen buraya daha fazla adam gelmesini mi istiyorsun? Deyince, adam eh iyi olur efendi fena mı olur çok gelseler demiş. Şeyh hemen adama dönüp kalk düş arkama gidiyoruz demiş. Nalıncı nereye bile diye soramamış ve düşmüş şeyhin peşine. Çok kalabalık bir pazaryerine varmışlar. 
Şeyh pazarda kalabalık insanların bulunduğu yüksekçe bir yere çıkmış insanların dikkatini çekmek için eyy beni dinleyin diye seslenmiş. halk ona bakınca havada uçmakta olan bir kuşa seslenmiş. Ey kuş gel buraya demiş, kuş şeyhin eline gelmiş. Şeyh kuşun boğazını koparıp havaya fırlatmış haydi kum bi iznillah (yani uç git demiş kuş canlanıp uçup gitmiş. Bu duruma hayretle bakan halk sormuş bu kim yahu, tanıyanlar bu adam falanca tekkenin şeyhi demişler bundan sonra o tekkeye akın akın adamlar gelip gitmeye başlamışlar. bunca kalabalıktan sıkılan yorulan, nalıncı yine yorgun düşünürken şeyh yanına sokulup yoruldun mu demi? nalıncı evet şeyhim yoruldum diye cevap vermiş. İşte bundan sonra Tekkede neler olmuş gelin ozan İsmail in hicveden şiirinden dinleyelim.

Bir zamanlar bir şehirde karşılıklı iki tekke varmış
Birisine üç beş kişi gelir birisi de dolar taşarmış

Böyle günler geçerken o tekkenin takunyacısı
Bize az adam geliyor diye çökmüş içine acısı

Elini yüzüne koymuşta çok müritler düşlerken
Şeyhinin yanına geldiğini fark edememiş birden

Şeyhi şöyle nazikçe uyarmış kendisini
Soruvermiş nalıncıya acısını ve derdini

Şeyhim ben çok üzgünüm isterim çok adam görmek
Dolup taşan insanlara burada hizmet etmek

Diyerek belli etmiş üzüntüsünü şeyhine
Şeyhi de razı olmuş tabi onun isteklerine

Demek senh bu tekkeye çok insan gelsin dersin
Yorulmadan bıkmadan hizmet etmek istersin

Evet deyince nalıncıya haydi der düş peşime
Varırlar ikisi birden kalabalık bir pazaryerine

Şeyh efendi şöyle yüksekçe bir yere çıkmış
Sarıklı ve cübbeli olunca halkın dikkatini çekmiş

Emretmiş oradan şey uçmakta olan bir kuuşa
Hemen şeyhe gelivermiş kuş cağız uça uça

Kuşun kafasını koparmış fırlatıp atmış havaya
Kuşun kafası kopuk hemen başlamış uçmaya

Şeyh kuşa kum bi iznillah hadi artık git uç demiş
Kuş havalanıp uçmuş bir daha geri dönmemiş

Sormuş halk nalıncıya acaba bu neyin nesi
Demiş ki falan yerde bir büyük tekkenin şeyhi

Bunu işiten halk oraya akın akın koşmuşlar
O şeyhin tekkesini bir anda doldurmuşlar

Günler aylar geçtikçe o tekke insanlarla dolmuş
Bizim hevesli nalıncı da bir haylice yorulmuş

Biraz zaman bulunca kenarda uzanmış yatmış
Şey karşısına gelmişte şöyle yüzüne bakmış

Ne oldu ey müridim çok yorgun görünürsün
Tekke dolup taşıyor bak onamı üzülürsün

Deyince bizim nalıncı hakikati söylemiş
Çok fazla yorulduğunu şeyhine ikrar etmiş

Şey demiş nalıncıya kâğıt ve teneke topla
Getir de onları doldur şu benim şalvarıma

Aman hocam ne olur sen benim işime bakma
Şeyh durumu izah etmiş sana bir şey yok korkma

Nalıncı gitmiş sokaktan karton şeyler getirmiş
Şeyh efendinin şalvarına güzelce yerleştirmiş

Öğle olmuş müritler hep gelip toplanmışlar
Şey namaz kıldırırken başlamış cartlar curtlar

Çıkmışlar dışarıya cemaat birbirine bakarak
Başlarlar dedi kodu ya fiskos fiskos yaparak

Ülen derler bu nasıl şeyh arada kaçırıyor
Namaza da saygısı yok durmadan osuruyor

Deyince hepside birden o tekkeden dağılır
Bir iki gün içinde yine eski müritleri kalır

Nalıncıya sorar şeyh ne oldu onca insana der
Sen bunlara sahip ol o üç beş can bize yeter

Görünüşlere aldanma içinde bir şey yoksa eğer
Bu işler böyle can dostum cartıla gelen curtula gider

OZAN İsmail derki canlar gönülden bağlanalım
İçerdeki cevhere bakalım görünüşe aldanmayalım

Müridin kalp güzelliği yüzünde nur olur parlar
O yüze yansıyan nuru kalp gözü açık olan anlar
7 KASIM 2004 EV İsmail Detseli

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ankara escort, pendik escort, ankara escort, bursa escort, eryaman escort bayan eskişehir escort escort ankara
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ağızdan su gelmesi nedir
Ağızdan su gelmesi nedir
ŞANLI KONYASPORUM
ŞANLI KONYASPORUM