TABUTTAKİ ADAM
İsmail Detseli

TABUTTAKİ ADAM

Değerli dostlarım kardeşlerim bundan yaklaşık 29- 30 yıl kadar önce ova köylerinden birinde arkadaşlarım ile yaşadığımız bir tehlikeli macerayı hikayeli şiirli kaleme almıştım bundan 13 yıl önce şimdi arşivden çıkardım sizlerin gülüşmenize ve beğeninize sunuyorum okuyun bakalım. ( bu maceranın figüranlarından bir kardeşimizi yakın zaman önce kaybettik mekanı cennet olsun)

TABUTTAKİ ADAM (Macerayı sevmek)

Olay bin dokuz yüz seksen sekiz yıllarında yani bundan 16 veya 17 yıl önceydi o yıllarda çalışmakta olduğumuz iş yeri bize köyden para tahsili görevini vermiş 4 arkadaşım birde ben şoför olarak devlete ait bir araçla köylere
Köylerden kurumumuz adına o köye verdiğimiz hizmet karşılığı para tahsili yapardık işte böyle bir gün köylerden birine vardık köy camisinin önüne aracımızı çektik araçtan indik bizi bir meslektaşım karşıladı o köylü olmasına
Rağmen uzun yola çalıştığını köyde çok az kaldığını ve ömrünün yollarda geçtiğini söyledi ve bize evinden ayran getirtip ikram etti bizler kurumumuz adına köye geldiğimizi bildirmek ve para toplayacağımızı söylemek için cami hopörlerinden anons yaparız. Onun için bize caminin anahtarı lazımdı köyde imam olmadığından caminin anahtarının nerede olduğunu bilen çıkmadı.
Bizim meslektaş arkadaş eşine caminin anahtarı nerede diye seslendi hanımı bilmiyorum geçenlerde kaymakam bey geldi caminin ihtiyaçlarını yerinde görmek için anahtarı istedi verdilerdi
Unutup ta omu aldı gitti bilmem dedi hâlbuki camiyle pek ilgilenen olmayınca kaymakam işi bittikten sonra köyün öğretmeninin evine bırakıp gitmiş benim memurları köye götürdükten sonra görevim olmaz onlar işlerini bitirinceye kadar ben boş olurum tabi. Bu sebeple ben anahtarı aramaya çıktım birkaç eve sorduktan sonra anahtarın yerini öğrendim alıp geldim camiyi
Açtım. İşimiz kurum adına para toplamak olduğundan benim haricimde diğer arkadaşlarımın hepsinde devlet tarafından verilmiş beylik tabancaları var o arkadaşlardan bazıları bu tabancaları başkalarına göstermek için ceketlerini çıkarırlar ve bellerindeki tabancayı teşhir ederler yine ekibin başı olan arkadaş tabancasını gösteriyordu ben ve diğer
Üç arkadaş camiye girdik camide bir tabut vardı üzeride kapaklıydı o anda arkadaşımızın birinin aklına bir muziplik geldi ve kendisinin tabuta gireceğini dışarıdaki arkadaşımızı anons için çağırmamızı ve onu korkutmamızı söyledi hepimiz bu şakayı onayladık kendimiz anonsu yapabilecek iken onu anons için çağırdık diğer arkadaş tabuta girdi biz
İki üç kişide her ihtimale karşı etrafta tedbir aldık hiçbir şeyden habersiz arkadaş geldi camiye girdi ondan sonra neler neler oldu gelin olayın kahramanlarından biri olan ozan İsmail in şiirsi dilinden okuyalım

Sanırım bundan on beş yirmi yıl kadar önceleriydi
Bir kurumun parasını toplamak bizim görevimizdi

Bu iş için beş altı tahsildar arkadaş bir araca binerdik
Hizmet verdiğimiz köylere para toplamaya giderdik

Köylere götürmek vazifesi benden para tahsili onlardan
Gelişimizi köylüye haber ederdik caminin hoparlöründen

Yine elektrik parası tahsili için gittik o köylerden birine
Aracımızı yanaştırdık köyün ortasındaki caminin önüne

Bizleri karşıladı o köylü mesleği şoför bir olan arkadaş
Benim mesleğim şoförlüktür o şehir bu şehir hep dolaş

Diyerek köyde az bulunduğunu söyleyiverdi bize
Misafirlere ayran yapın diyerek seslendi evinde eşine

Bu arada bizde köylüye caminin anahtarını sorduk
Elektrik parası için geldiğimizi duyurmak istiyorduk

Arkadaş hanımına sordu caminin anahtarı acaba kimde
Valla bilmiyorum geçenlerde gördüm kaymakamın elinde

Bir hafta önce kaymakam bey camiyi ziyaret etti
Anahtarda ondaydı sanırım unutup cebinde aldı gitti

Kaymakam caminin anahtarını götürüp de ne yapsın
Zaten kimse sahip çıkan yok anahtarı kime bıraksın

Çağırır okulun lojmanından öğretmenin hanımını
Bırakmış gitmiş o kadına caminin anahtarını

Benim işim boş olunca ben acele anahtarı aradım
Anahtar öğretmenin evine bırakıldı diye haber aldım

Anahtarı getirdim hemen açtım caminin kapısını
Caminin içersine çağırdım arkadaşların hepsini

Varılan yerde ceket şöyle münasip bir duvara asar
Tabancalı olduğu bilinsin diye kendini biraz kasar

İçimizde bir arkadaş var ki macerayı çok sever
Macera yapayım derken bazen işleri berbat eder

Caminin içersinde üzeri kapaklı bir tabut vardı
Camide biz üç beş arkadaşı biraz muziplik sardı

Arkadaşlar bana dediler dışarıdan tabancalıyı çağır
Arkadaşın biri tabuta girer tabut kapağı kapanır

Her bir arkadaşımız korku için de tedbir aldık
Gel kendin anons et diyerek arkadaşı çağırdık

Yahu beni çağırmayın biriniz anons edin diyor
Kimi der söyleyemem kimi der sesim çıkmıyor

Dışarıdan geldi arkadaş tabutun yanından geçecek
Para toplamaya geldiğimizi köye anonsla bildirecek

Geldi hemen koşarak hoparlör mah veline geçip gitti
Para toplamaya geldiğimizi köylüye kısaca izah etti

İşini bitirdi geri döndü tabutun yanından geçiyordu
O anda tabuttaki arkadaşta süratle tabuttan çıkıverdi

Gafil avlandı arkadaşımız birden şaşkına döndü
Ole leh ole leh deyip yere serildi biz sandık ki öldü

Bir haylice uğraştık telaşla biz onu ayıltmaya
Hepimiz korku ile yüzüne gözüne su atmaya

Zor ayıldı baygınlıktan tabi arkadaş bize küstü
Tabuttan çıkanın peşine tabancasını çekip düştü

Korku ve heyecanla ardından rast gele ateş etti
Tesadüf eseri o mermiler tabuta yatanı es geçti

Aman kardaş kusura bakma biz şaka yapalım dedik
Korkan arkadaştan bir haylide galiz küfürler yedik

Bu olayın sonunda aramızda biraz küslükler oluştu
Kısa süren dargınlıktan sonra yine arkadaşlık kuruldu

Aman siz siz olunda şakanın dozunu kaçırmayın
Şaka şamata derken insanın katline sebep olmayın

Ozan İsmail derki eşeği süren onun her şeyine katlanır
Böyle tatsız şakaların sonunu belki büyük bir hüzün alır

23 09 2004 İsmail Detseli

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ankara escort, pendik escort, ankara escort, bursa escort, eryaman escort bayan eskişehir escort escort ankara
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ağızdan su gelmesi nedir
Ağızdan su gelmesi nedir
ŞANLI KONYASPORUM
ŞANLI KONYASPORUM