Seçme Yazarlar Tanımları kaybettik hükmü sürüyor - Seher Aydın

Tanımları kaybettik hükmü sürüyor - Seher Aydın
Seçme Yazarlar

Tanımları kaybettik hükmü sürüyor - Seher Aydın

Merhamet; bir kimsenin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü olarak geçiyor tanımda.

Zalim; acımasız ve haksız davranan, zulmeden.

Vicdan; kişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç.

Şimdi sondan başa doğru gidelim. Vicdan susunca zalimleşiyor insan ve merhamete yer kalmıyor kalbinde.

Kin ile din aynı kalpte yaşayamazlar. Nurettin Topçu

O zaman, vicdanın temellerini sağlam atmak gerekiyor. Vicdan sağlam değilse, çöküyor insan. Zarar veriyor. Vicdanının pasını silmeyenler ve onu kaybedenler bağırıyor ortalarda bir çığırtkan edasıyla; “Vicdan nerede, vicdan nerede, vicdan nerede?” Bakmayı akıl edemediği belki de göremediği bir yer var.

Zalim; öyle uzaklarda aranacak bir kelime değildir. Zalim deyince hemen Suriye’ye, Mısır’a gitmeye gerek yok. Siyasete de bulaşmayalım hemen. Suçluyu aramaya çok uzaktan başlıyoruz.

Tüm tartışmalar “ben doğruyum” kuralı ile çıkar. Süt siyah mı beyaz mı? Hepimiz beyaz olduğunu biliriz; ama tartışma denen illet, ikna yöntemini kullanır, belki de bıktırma ve pes ettirme. İşte bazılarını sütün beyaz olduğuna inandırmak bu kadar zor. Karaya inandı mı, aklamak kolay olmuyor.

Merhamet; çayını yudumlayıp küfür ve hakaret yağdırmakla olmuyor etrafa. Merhametli olmak bunu gerektirmez. Ben ne yapabilirim ki diye sormaya bile gerek yok. Merhamet varsa sahiden, o yolu gösterecektir.

Niyet; bir şeyi yapmayı önceden isteyip düşünme, maksat.

Nasip; birinin payına düşen şey. Allah’ın bize değer gördüğü de demeli. İmtihana değer gördüğü de olabilir. Sonuçta ikisi değerdir.

Niyet ederiz. Niyeti bozuk olanla edilince nasibimize imtihan çıkar. Hayırlısı diye güzel bir kelime vardır.Teslimiyettir. Tesellidir. Müsekkini olmuştur, teskin etmiştir. Teskin etmesi istenmiştir. Bir daldır, tutunmuştur insan. Şimdiye kadar düşürdüğü görülmemiştir. İnce bir daldır oysa, yüreği korku içinde ve düşeceğini sanarak tutunur insan önce. Sıkar kendini, gözlerini sıkar. Sıkar kalbini ve sıkar yumruğunu. Sonra açılır avucu. Göğe açılır. Açılır gözleri. Açılır gönlü.

Maişet derdine düşmüş, eli kolu bağlanmış insan yahut elini kolunu bağlamış insan, her şeyi kadere bağlar. Bir suçlu ararız daima. Kendimiz dışında kalan bir suçlu. Kader bağlar bazen bizi. Kadere bağlanırız bazen biz. Bağlarımız hiç bitmiyor.

***

 İki güzel sözle bitirmek istiyorum. Hiç bitmeyen bu halleri bitirmek değil elbet. Aciz cümlelerimizle yazdığımız naçizane yazıyı bitirmeyi kastediyorum.

Dünyadaki karmaşanın nedeni, eşyaların sevilmeleri ve insanların kullanılmalarıdır. Cemil Meriç

Bir de şöyle seslenelim. Daha doğrusu seslenmişler, sese kulak verdik, sizlere de iletelim;

Kalbini oyup yerine bir yumruk koymuşlar. Hakan Arslanbenzer

Aradığımız şey belki de içimizdedir. Kimse çalmamıştır, koyduğumuz yeri unutmuşuzdur. Bir yerlerdedir. Bulabiliriz onu. Gayret gerekir. Ha gayret!

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Konya'da Merkezi sınavlar öğrenci alan okullar belli oldu
Konya'da Merkezi sınavlar öğrenci alan okullar belli oldu
ZEYTIN DALI ve AFRİN TÜRKÜSÜ İBRAHİM DEMİRTAŞ
ZEYTIN DALI ve AFRİN TÜRKÜSÜ İBRAHİM DEMİRTAŞ